Category Archives: Psikoloji

İnsan İnsanın Kurdudur?

Standard

insankurt

Thomas Hobbes’a göre insan, doğası itibariyle bencil, güvensiz ve korkak bir varlıktır, bu nedenle meşhur “İnsan insanın kurdudur” (homo homini lupus) sözünü ortaya atmıştır.

Thomas Hobbes’un (1588-1679) ahlâk felsefesinin temelini oluşturan bu düşüncesinde, insanın bencilliği temel alınmıştır. Hobbes’a göre, insan aslında toplumsal bir varlık değildir. Doğası gereği bencildir. Kendini koruma içgüdüsü onun ana eğilimidir.

Bunun içinde kendi çıkarını korumak için eylemde bulunur. Doğa nimetlerinden elinden geldiği kadar kendisi için yararlanmak ister. Bu da başka insanlarla çatışmasına neden olur. Ve herkesin herkesle olan savaşı başlar. Bu savaşın kökeninde kendini koruma ve devamlılığını sağlama güdüsü doğal olarak bulunur.

burasibenim

Hobbes’tan sonra gelen Rousseau ise mülkiyet kavramını ele alır ve şunları der: “Bir toprak parçasının etrafını çevirerek “burası benimdir” diye düşünen ve insanları kendisine inanacak kadar saf bulan ilk insan, medeni toplumun baş kurucusuydu.”

benvilgen

Richard Dawkins tarafından 1976 yılında kaleme alınan “Gen Bencildir” adlı kitapta ortaya atılmıştır. Bu teoriye göre, bir organizma dahilindeki genlerin tek amacı, mümkün olduğunca fazla sayıda çoğalmak; yani kendisini kopyalamaktır.

Bu amaçla, organizmanın yararına ya da zararına olmasından bağımsız olarak, genler sürekli olarak çoğalmayı hedefler. Bunun arkasında yatan emel, genlerin, bireyin “inclusive fitness” (dahili fit olma) durumlarını korumalalarıdır.

Bu teoriye göre, organizmalar arasında ortama en çok adapte olanın seçilmesiyle ilgili olan Doğal Seçilim, hiçbir zaman genlerin kendilerini kopyalama konusundaki seçilime baskın gelemez. Yani genler, organizmadan da önemlidirler. Bu yüzden Dawkins onları “bencil” olarak tanımlamıştır. Neo-Darwinciler olarak adlandırılan grup, güçlünün hayatta kalacağı savı (doğal seçilim) çerçevesinde “hayvan”ın; (bu bağlamda hayvan cinsi içerisinde yer alan insan türünün) hayatta kalma savaşından galip çıkabilmesi için, genlerine kodlanan, bencilliğin doğal olduğu, kuramsal olarak öne sürülmektedir.

geyiksurusu

Geyikler sürü içerisinde birlikte hareket ederler. Ancak sürü içerisinde bazı geyikler, daha güçlü ve başat, bazıları ise güçsüz ve zayıf olabilir. Bu noktada güçlü olan geyikler sürünün ortasında yer alırlar.

Aslan vb. hayvanların saldırısında, ilk ve kolay yem olmayacaktır. Sürünün çeperinde yer alan geyikler ise; saldırı tehdidine karşı, sürekli olarak tedirgin davranışlar sergilemektedir. Hem beslenme ihtiyacını giderip, hem de çevreyi gözlemlemektedir.

Çeperde yer alan geyikler az besin aldıkları için güçsüz ve ilk saldırı anında hedef konumundadır. Bu durumda, sürünün ortasında yer alan geyikler hayatta kalma savaşını kazanabilmek için, güçsüz diğer geyiklerin yaşamlarını kurban edebilmektedir.

Adelie penguins jumping into the ocean around the Antarctic Peninsula.

Güney Kutbu imparator penguenlerinin (avlanma mevsimi başında), suya girmeden önce, kıyıda durdukları gözlenmiştir. Bunun nedeni, suda bulunan ayı balıkları tarafından yenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmalarıdır. Penguenlerin birbirlerini suya itmeye çalıştıkları gözlemlenmiştir.

Sacrificed buffalos lie on the ground of an enclosed compound during the sacrificial ceremony of the "Gadhimai Mela" festival held in Bariyapur

insan dışında hiçbir varlık, beslenme konusunda ihtiyacından fazlası için bir başka canlıyı yok etmez. Örneğin bir aslan, beslenme ihtiyacını gidermek için saldırdığı sürüden ihtiyacından fazla sayıda geyik avlamaz.

Barınma, üreme ve aç kalma problemleriyle yüzleşen insan hayatta kalma mücadelesini kaybedeceğini düşünür. Böylece insan geleceğini güvence altına almak adına, başka canlıların yaşam alanlarını ve hatta nesillerini yok etmeyi meşru gösteren tutumları eyleme geçirip, savunabilir.

Bu noktada insan geni de, dünyanın bu rekabetçi ortamında hayatta kalmayı başarabilmiştir. Güçlünün hayatta kaldığı kuramına dayanarak, insan genin belirli niteliklere sahip olduğunu düşünebiliriz.

dergikapagi

‘Psychological Science’‘ dergisinde yayımlanan araştırma, nezaket ve fedakarlık ne kadar yüceltilirse yüceltilsin insanoğlunun en çok kendi çıkarlarının peşinden giderken mutlu olduğunu gösterdi.

Pennsylvania Üniversitesi araştırmacıları, her birine 3 dolar verdikleri 216 öğrenciyi üç gruba ayırdı. İlk gruba parayı UNICEF’e bağışlamalarını, ikinci gruba ise parayı kendilerine saklamalarını söyleyen araştırmacılar, üçüncü gruptaki öğrencilere de parayı isterlerse bağışlamaları, isterlerse kendilerine saklamaları konusunda kendi kararlarını alma özgürlüğü tanıdı.

Deneyin sonunda kendi çıkarları ile başkalarının çıkarları arasında herhangi bir seçim yapmak zorunda kalmayan ikinci gruptaki öğrencilerin, diğer iki gruba göre çok daha mutlu oldukları belirlendi. Üçüncü grupta parayı kendilerine saklayarak bencilce davranan öğrencilerin ise suçluluk duygusu hissettiği gözlendi.

İnsanoğlunun çocukluktan itibaren paylaşmaya teşvik edildiği ve bencilce davrandığında eleştirildiğine dikkati çeken araştırmacılar; ikinci gruptaki öğrencilerin sırf bir karar almak zorunda kalmadıkları için mutlu olup olmadıklarını belirlemek adına bir deney daha uyguladı.

Araştırmacılar, öğrencilerden hediye kartı ile bağış yapma arasında seçim yapmalarını istedi. Hediye çekini seçen ilk gruba, 5 dolarlık çeki Starbucks’tan mı yoksa Au Bon Pain‘den mi istedikleri soruldu. Bağış yapmak isteyen gruba ise UNİCEF ve Kızılhaçseçenekleri sunuldu.

Bu kez de en mutlu grup, hediye çekini Starbucks‘tan mı yoksa Au Bon Pain‘den mi isteyeceğine karar veren “bencil” grup oldu. Bencillik duygusunun öğrencileri mutlu ettiğini gözleyen bilim adamları, araştırmaya katılan öğrencilerden yüzde 63,6‘sının kendi seçimlerini yapmak istediğinden yola çıkarak seçim yapma özgürlüğünün de insanları sevindirdiğini tespit etti.

arkeoloji-muzesicaz-konseri-fransiz-km-salt-galatabin-bir-dir-079

İnsan içinde bulunduğumuz mücadeleci yaşam alanı içerisinde, yarınını garantiye almak için, daha fazla yarar değerine sahip olma amacını güder. Bu noktada daha fazla yarar değeri elde etme savaşı içerisinde, bencilce davranışlar sergileyip, kendi türüne veya dünyadaki diğer canlıların yaşam alanlarına ve yaşamlarına zarar veren eylemlerde bulunmaktadır.

Bencilliğin psikolojik boyutu olan “gelecek kaygısı” ve bunun sonucunda daha fazla yarar değere bencilce sahip olma güdüsü ile, (aslında masum olan insanın) doğal hayatta kalma savaşını kazanma güdüsünün birleşmesi, dünyanın giderek kötü sonsuza doğru yol almasına neden olmuştur ve olmaktadır.

Elle tutulabilir bir ‘benlik’ duygusu yok!

Standard

945818_10151983351566259_574799386_nHerkesi boyunduruk altına almaya çalışan insan despottur. Despot bir insan içsel bir derinliğe sahip olmak istemez. O, her şeye yüzeyde gördüğü şekli ile hükme varır ve vardığı o yerde ruhunu her şeye kapatarak öylece kalır.

Her dediğini ve her dilediğini yaptıran böylesi bir insan yalnızca kendine ve kendisi gibi olanlara kulak kesilir ve başka insanlara karşı sağır olur

Başka insanlara karşı sağır olan bu insan, sert bir kayaya benzer.

Siz itiraz etseniz cezalandırılırsınız, sussanız durumu idare etmiş olursunuz. Oysa herkesin doğuştan hakkı olan algılama, düşünme, reddetme, duygusunu belirtme ve özünü gerçekleştirme dediğimiz beş temel özgürlük hakkı vardır.

Daima sinirli olan, ‘ben merkezli’, kendi dediğinin ötesinde başka hiçbir görüşe ilgisi olmayan, herkesin kendisinden çekinmesini isteyen bu despot kişilik, insanı, insanları hasta eder. Hasta olan bu insanlar bulduğu imkânla ne kadar yaşayabilirse o kadar kârdır anlayışını güder ve özgürlük sınırlarının farkında bile olmaz. Hastalıklı bir bünyede yaşamak alışkanlık haline geldiğinde, bütün maharetlerimize rağmen tedavisi zor bir toplum olmaya başlarız.

Bugün kanser gibi yakamızı bırakmayan bu muazzam bunalımlı kişiliğimiz felaketlere yol açtığı gibi tehlikeli sonuçları da beraberinde getirmektedir.

Bu çok ciddi bir sorundur. Çünkü insanın özüyle hiçbir ilişkisi olmayan bu hastalıklı halimiz, despotluk kılığına bürünmüş insanların kolaylıkla yaşam ve davranışlarımıza yön vermesini gerekli kılar.

Peki bu bizim talihsizliğimiz midir?

Yani sorunlarımız despot bir kişilikle yaşamayı kabul etmediğimiz için mi ortaya çıkıyor?

Yoksa hastalıklı bir bünyede yaşıyor olmanın dayanılmaz hafifliğini bildiğimiz için mi kendimizi sorunun tam orta yerinde buluyoruz?

Hayatlarımızı daraltan, mantıklarımızı körelten, görüşlerimizi bulanıklaştıran despotluklar ve hastalıklı bünyede var olan kireçlenmiş zihinlerimiz yüzünden bugün şiddet ve öfkeyi etkileyecek her türlü araç işler hale gelmiştir.

Esneklik, bir düşünceye tahammül etme, bildiklerini bir daha gözden geçirme gibi bir alışkanlığımız yok bizim. Bizde, ‘amaç, araçları meşru kılar” sözüyle bir hareketlik söz konusudur.

Oysa ölümün ya da korkularımızın dayanılmayacak kadar acı verdiği düşüncesinin bizi mahvedeceğini ve bu gerçekliğin hayatlarımızdaki anlamsızlıklara yol açacağını biliyor olsaydık bugün şiddet ve öfke yerine başkasının düşüncesini de özümseme yoluna giderdik.

Despot olanlar, karşısında duranları sindirmeye çalışıyor, diğer bir taraftan bir başkası bundan rant elde etmek için kendi kuvvetinden yararlanıyor ve masum insanlar üzerinden kabaran bu öfke bu nedenle bir türlü bitmek bilmiyor.

Kişisel hak ve özgürlüklerimizi kullanabilmek, düşünce, fikir ve görüşlerimizi sunabilmek, kendi bilincimizle kendimizi oluşturabilmek için ‘güç’ değil, daha aydınlık, daha demokratik, daha barışçıl ve daha açık zihinlere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

Yasam Çemberi

Yataktan kaldırtan uyku bozukluğu sendromu!

Standard

Uyku bozuklukları çağımızın sık rastlanılan hallerinden. Hali batsın da bizi terk etsin dedirten cinsten, yastık yorgan yaktıran bu sendromların ne zaman ortaya çıkacağı, ne zaman kaybolacağı bilinmiyor. Zihnin derinliklerinde sinsi sinsi bekleyen ve en savunmasız halimiz olan uyku öncesi ya da uyku esnasında ortaya çıkan bu haller kendileri de uyku bozukluğundan muzdarip iki sanatçının ilgilisini çekmiş.

Petra Svajgner ve illüstrator Maja Poljanc, ikisi de uyku bozukluğu çekiyor. Bu yaşadıkları karabasanları ve sürreal ortamları “Parasomnias” isimli projede örneklemişler. Kısa ve tekrarlayan görüntüler, paranormal aktivitedeki gibi tekinsiz anlar ve kişinin kendine bile yabancılaştığı tasvirler. Belki de gerçektir, kim bilir?

Amerika’da 40 Milyondan fazla insanın uyku bozukluğu çektiği biliniyor. Huzursuz ayak sendromundan bitmeyen kabuslara, rem uykusundan yüzüne toz deyse uyananına çeşit çeşit uyku hali ya da halsizliği bulunuyor.

İnsomnia

isnsomnia
Uykuya dalmak için 30 dakika ve üstü zaman harcıyor ve 6 saatlik uykuları zar zor tamamlıyorsanız, insomnia ile ilgili biraz araştırma yapmanızda fayda var.

Uyku felci – karabasan

karabasan
Hissettirdikleri korkunç olsa da uzmanlara göre korkulacak kadar büyük bir problemle karşı karşıya değilsiniz. Ama yaşam kaliteniz yerlerde sürünecek ki bu büyük bir problem. Uyku evreleri arasında sağlıklı geçişler yoksa uyku felci kapıda demektir. Bu noktada bilinç ve bilinç dışı arasında bir yerlerdesiniz ve zihninizin karanlık odalarında bu anlar için çok “tatlı” arkadaşlar gizli…

Gece yeme sendromu

uyku-bozukluk
Uykudan tam olarak uyanmadan bilinçsiz bir şekilde kalkıp yemek yemek. Bu sendroma sahip kişiler ne yediklerini tam olarak bilemediklerinde kimi zaman zehirlenebiliyorlar. Kayıtlara göre izmarit yiyen, deterjan içen örnekler bulunuyor.

Rem

rem-uyku
Uyanıklık, NREM evresi ve REM evresi. Rüyalara geçiş yaptığımız REM evresi uykuda hissettiğimiz her anın yaşandığı evre. Ancak hızlı göz hareketleri gibi durumlara sendrom demek yanlış. Gözlerdeki kontrolsüz hareketler normal karşılanabilir.

Huzursuz bacak sendromu

bacak-sendromu
Uyku ile ilişkili hareket bozukluklarında her zaman en başta gelen durum. Saniyeler, dakikalar, saatler sürebilir. Tüm uyku boyunca devam edebilir; hatta uyandıktan sonra hareket kendini tekrarlayabilir.

Zeki Olmanın Olumsuz Yönleri

Standard

Zekâ insanlara birçok alanda avantaj sağlar, olumlu pek çok etkisi de vardır ama bazen zeki olmak insanı yorar, problem yaratır. Neden mi? İşte bu sebeplerde dolayı:

 

www.bilgifabrikam.com

  1. Yaptığınız şakalar anlaşılmayabilir

Beyniniz hızlı çalıştığı ve karmaşık bağlantıları kolaylıkla kurabildiği için artarda espriler yapabilirsiniz, bunlar sizin için çok anlaşılır da olabilir ama herkese aynı şekilde hitap etmeyebilir.

  1. İşleriniz ASLA bitmez

Zihniniz sürekli çalışır ve yaptığınız işlerde her zaman düzeltecek bir şeyler ararsınız. Kendinize iş çıkardığınız da söylenebilir.

  1. Mutluluk sizin için ulaşılması zor hale gelebilir

Bir önceki maddeyle bağlı olarak kolay tatmin olmayan yapınız ruh halinizi de etkiler. Kolay kolay mutlu olmazsınız çünkü tamamlanmış hissetmezsiniz. Aklınızın bir köşesini kurcalayan şeyler mutlaka olur.

  1. Sosyal ortamlarda sizi garip bulabilirler

Basit konuları konuşmak sizin için kolay olmayabilir çünkü beyniniz karmaşık çalışır. Sizin ilginizi çeken veya sizin açtığınız konular diğerlerine biraz garip gelebilir.

  1. İşsizlik sizin için çok bunaltıcıdır

Aktif zihninize ayak uyduran aktif bir yaşam sizi daha mutlu eder ama bir uğraşınız yoksa duvarlar üstünüze üstünüze gelir ne yapacağınızı şaşırırsınız.

  1. Kendinizi tanımlama konusunda sıkıntılar yaşayabilirsiniz

Ben çok zekiyim deseniz kibirli olursunuz, zekanızı küçümseseniz de kendinize yediremezsiniz. Kibirli olmadan ve kendinizi küçümsemeden bir orta yol bulmaya çalışırsınız.

Tüm bu bahsettiklerim büyük zihinlerin yaşayabileceği zorluklar olsa da biraz uç noktalarda olduğunu kabul ediyoruz. Zeki her insan bu problemleri yaşamak zorunda değil. Yine de kafasından geçenleri anlatamamak, karşıdan tepki alamamak zorlayıcı bir durum olsa gerek.

555aed6cac1fe31f54feb6ed.jpg

Lüks Aracını öldükten sonra kullanabilmek için gömecek

Standard

ic59f-adamc4b1-aracc4b1nc4b1-gc3b6mc3bcyor-e1446812859972

370.000 euro değerindeki bentley marka aracını öldükten sonra kullanabilmek için mezara gömeceğim dedi, olay oldu.

Brezilyalı iş adamı Thane Chiquinho Scarpa, sosyal medyanın tepki odaklı en çok konuştuğu kişilerden biri, nedeni ise 370 bin euro değerindeki lüks aracını evinin bahçesine öldükten sonra kullanabilmek için gömmek.

thane-chiquinho-scarpa

aşındaki zengin iş adamı, 370 bin euro değerindeki Bentley Continental Flying Spur marka ultra lüks aracını gömeceğini facebook hesabında paylaşınca olanlar oldu, tanınmış iş adamını takip edenler önce inanamadılar sonra ise tepki koymaya başladılar.

Takipçilerden gelen mesajlar ağırlıklı olarak aracını, bir hayır kurumuna bağışlaması yönünde, ancak iş adamı buna hiç mi hiç yanaşmıyor, yüzlerce mesaja aldırış etmeyen iş adamı malikanesinin bahçesinde bir yer kazdırıyor arabası için ve gazetecileri de çağırmayı ihmal etmiyor.

Meğer işin aslı başkaymış..

thane-chiquinho-scarpa3

Aracını gömmek için bir de tören düzenliyor ve tüm gazetecilerin meraklı bakışları arasında bir de konuşma yapıyor işte iş adamının manidar konuşması.

“Milyon Dolarlık Bentley’imi gömeceğimi söylediğim için bana çok kızdınız. Halbuki birçok insan şu gördüğünüz lüks arabadan çok değerli bir şeyi sürekli toprağa gömüyorlar. Kalpler, karaciğerler, akciğerler, gözler ve böbrekler toprağa gömülüyor. Bu çok aptalca. Dışarıda organ nakli bekleyen o kadar çok insan varken sağlıklı ve işe yarar bir çok organı gömüyoruz. Bu israftan başka bir şey değil! Bentley’in bu organlar yanında hiç bir önemi yok. Bir organdan daha değerli hiçbir şey yok, çünkü insan hayatından daha değerli bir şey yok. Burada organlarımı bağışladığımı şu an resmen açıklıyorum!”

thane-chiquinho-scarpa2

Bu konuşma aracın gömülmesini bekleyen gazeteciler de şok etkisi yaratırken, çok anlamlı bir mesaj veriyor, çok iyi planlanan bu viral tanıtımdan sonra organ bağışı, %31.5 artıyor ve iş adamı hedefine ulaşmış oluyor.

Güven duygusunu arttıran gıdalar

Standard

gc3bcven-veren-kadc4b1n

Hollanda’daki Leiden Üniversitesi’nden bilim adamlarının yaptığı araştırma, yumurtadaki “triptofan” maddesinin güven duygusunu artırdığını gösterdi.

gc3bcven-veren-gc4b1dalarBilim adamları, katılımcılara güvene dayalı bir oyun oynattı. Oyunda bir katılımcıya bir miktar para verildi ve bu kişinin paranın istedikleri kadar bir kısmını seçtikleri bir kişiye verme seçeneği sunuldu. Oyun boyunca katılımcılartriptofan içeren portakal suyu içti. Triptofan alanların karşısındakine yüzde 40 fazla güvendiği ve daha fazla para verdiği görüldü.

gc3bcvenli-kadc4b1nSonuçların, yenen şeyle düşünce arasında bağ olduğuna ilişkin tahminleri desteklediğini belirten araştırmacılar, karşılıklı güvenin, karşılıklı işbirliğinin inşasının ön şartı olduğunu vurguladı. Araştırmacılar, triptofan içeren besinleri tüketmenin kişiler arasında ucuz, etkili ve sağlıklı yollardan güveni sağlayabileceğine dikkati çekti.

O MADDENİN BULUNDUĞU BESİNLER

İzlemeden Önce Yeniden Düşünmeniz Gereken 9 Psikolojik Gerilim Filmi

Standard

Aslında psikolojimiz zaten yeterince gergin, ne gerek vardı şimdi demeyin… Filmlerle beyni iyice haşlayalım, psikolojinin altını adrenalinle besleyelim ki hiç yıkılmasın. Gündelik hayatın saçmalıklarına karşı diri, cesur ve “amaaan bizim ki de dert mi” ayarı çekmek için birebirdir psikolojik gerilimler.