Category Archives: Mahmut Doğru

Hiç bu kadar anlamsız olmamıştı…

Standard

kadin

Bakıyorum da çok ucuz olmuş herşey. Çok basit ve pespaye. Cevap vermeye bile tenezzül edemiyorsun bazen ama cevapsız kaldıkça birşeyler, daha bir çirkin oluyor devamı…

Önce haddini bilecekmiş herkes, sonra sonra kısık sesle konuşabiliriz belki…

Hem sen kadınsın kadın, ne işin varmışgece 3 te sokakta. “Kadın dediğin” yasasının 3. bendinin 4. fıkrasında da dediği gibi, “önce bir kadın olarak haddini bileceksin”

Efendim, eğer mutlu olmayı beceremiyorsak, niye yaşıyoruz yahu bu hayatı. Vallahi billahi çözmüş değilim. Tamam tamam, söndürün ışıkları, bir halt olmaz bizden…

Neymiş efendim, terörün belini kırdık, köküne az kaldı. He canım he, vatandaşta bel kalmadı, köküne de tuz ruhu dökmüşler, kendin çalıp oynuyorsun. Hiç durup bakmıyorsun, yahu çaldık bu kadar ama, acaba çok mu oldu buda…

Siz bakmayın canım petrolün varil fiyatına, bize gelişi kurtarmıyor. Yoksa istemez miyiz halkımız ucuz ucuz benzin alsınlar… Ah şu dış güçler, bırakamadılar büyüyelim…

Bakın yine diyorum, çift başlılık olmuyor artık. Yedik içtik, Allah artırsın ama sofrayı da bi başkanlık kaldırsın artık yahu. Bak gözüm açık gidecek diyorum, ağlarım valla…

Ne desek şimdi, hımm, ne desek de fayda edecek ki bu çelimsiz ve dar bakış açımıza ve bu kirli, istifini bozmayan duruşumuza. Biz nasıl insan olacağız, herşeyden önce, adam veya kadın olmak değil.

Kime kussak ki tüm kinimizi, nefretimizi haykırsak ve boğazımız yırtılsa… Anlamlandırsak bazı şeyleri artık, yaşamak mesela, bodrum katlarında ölmeden…

Giysek diyorum kısa bir etek, korkmadan yürüsek geceleri, hiç saate bakmadan… Vurmasa kurşunlar bizi, damda yatmak istiyorum artık, bodrumlar çok havasız, boğuluyorum… Nefessizlikten değil, sessizlikten ve sahipsizlikten…

Aramayın diyorum size, bu yazı da bir mana aramayın. Gereksiz karalamalar deyin mesela, acısını kusmuşta diyebilirsiniz. Kusalım ama nolur, içimize atmayalım çirkinlikleri…

Biraz daha ışık

Biraz daha umut

Biraz daha ses

Yoksa kaybolacağız teker teker bu karanlık ve ışıksız gecelerde…

Pardon, ay g.tünüzmüş

Standard

gtoloji-F712-18F4-C25D

Lütfen başlığa çok anlam yükleyin. Gereksiz gibi dursa da, mana derinliği tartışmasız derin. Malum bu aralar herşeyden bir işkillenme, bir mana çıkarma yarışındayız. Ülkenin gittiği yol belli, patika. O kadar da duble ve sek yaptılar yolları halbuki. Eee demek ki neymiş, mezesiz olmaz bu işler. Yanına bir iki tutam ahlak katacaksın ki, sonra o kedi buraya gelecek diyeceksin. Onun gibi birşey işte…

Neyse biliyorsunuz zaten, malum tırı vırı bir yaşantı bizimkisi. Düşünsenize, bir de memlekette iyiye gidiyor birşeyler, böyle tam tadında. Yok la, zannetmiyorum. Kaldıramayız bence. Yahu kanımızda yok ki güzellik. Muhakkak herkes tek olacak, iri olacak, diri olacak. Bildiğin net ölçüler, etrafında dönüyorsun 360 derece. Bak gördün mü, tam zıt noktalara bakıyoruz. Matematik bu, müsbet ilim, şaşmaz.

Ah sevgili okur, sen bu yazıyı okurken, kimbilir ne taklalar atıyor borsa ve döviz güreşi sevenler. Bu ikisini bir düşürüyor ki birbirine faiz oranları, banane. Sahi bana ve sana ne? Yahu zaten sevmişler ve okşamışlar bizi baya, KDV den, ÖTV den, hatta bir elektrik şoku vermişler bize, anlatamam.

Malum ülke bizimkisi artık, seven ile s.ken arasında git gel yaşayanların, s.keni sevdiği bir toplum. Öyle g.te, böyle …..

Valla hi benim suçum değil bu konuşmalar. Hep dış mihrakların işi. Çekemiyorlar bizi. Bak inanmıyor, gerçekten öyle. Bence İsrail, bilemedin Amerikan oyunu, pardon İngilizdi demi o. Neyse canım, dış güçler bunlar. Yoksa cillop gibi memleket bizimkisi, bütün siyasetçilerimiz kankito…

Halla halla, kaç defa dedik canımcım, biz müslüman bir toplumuz. Komşumuzun tavuğuna kışt bile demeyiz, lakin gece 3, bilemeyeceğim onu. Baktım yazmıyor bir yerde. Eh yazmıyorsa, sahi ben ne arıyorum gece 3 te dışarda. Ulan yoksa, bırak lan g.tümü…

Efendim, pardon, ay g.tünüzmüş…

Bu arada unutmadan söyliyeyim, yanlış anlamayın ekmeğe falan zam yok, sadece fiyatı artmış biraz, sakın ha, zam değil. Toplu ulaşım mı diyorsun? Bence o artık toplanmadan bir yerlere ulaşın demek için öyle yaptılar. Yine bizi düşündüklerinden. Çok düşünceli yerel ve özel yönetimlerimiz var. Allah hepsine zeval versin, ay pardon, g.tünüze şaplak atıyor da devlet. Uyanın yahu artık…

Vallahi azizim, öyle uç noktalara sivrilttiler ki bizi, zıt kutuplar birbirini çeke çeke bir hal oldu, sonra da böyle yanıyor devreler işte. Bu ne biçim yazı oldu hem. Ne s.kimsonik bir tad vermeye başladı, bu ne laçkalık yahu…

Siz bakmayın bana, benimkisi lakırdı işte. Biraz kendi halinize yanın, çivisi çıkmış memleketin, çakan yok…

Malum çıkmış birileri 14 senedir, çakmadık yer bırakmadılar…

Pardon, son çakılan yer g.tünüzmüş…

Stratejik çöküntü ve hasta uzuvlar…

Standard

stratejik-knt-C404-9FE6-2BDB

Bir insan düşünün; uzuvlarını parça parça kesmeye başlıyor, lime lime ediyor kolunu, bacağını. Ama hayatta kalmaya çalışıyor, çünkü kalbine ve beynine güveniyor. Ama bu insan sakat. Kendi kendini sakat bıraktı. Neredeyse yok saydı bir tarafını. Kestikçe kesti ve kanattı acımadan. Sanırsın yabancı bir uzuv ama kalbi olmasa da, eli ayağı sonuçta. Hırslarına yenildi, duygularınakarşılık bulamadı. Sağa sola palasallamaya başladı ve önüne gelene kustu bütün kinini.

Yetmedi, vurdu bir daha, tekrar tekrar kırdı bütün vazoları. Kesmek istedi sanki şah damarını ve oluk oluk akıtmak istedi herkesin kanını. Kendiyle beraber sürüklemek istiyordu sanki herkesi. Bilinmeze…

Öyle bir strateji izledi ki adam, fersah fersah derinliğe gömüldü bütün arzuladıkları. Elde edememenin hırsıyla biçmeye başladı kendini ve bir o yana bir bu yana savrulması bundandı hep. Öyle bir stratejik derinliğe saplandı ki, at gözlüğü takmış kızgın bir boğa gibi, tek istikamette yol almaya çalıştı. Atalarının yapamayacağını yapacaktı. Cihan hükümdarı olacaktı ve bunun için kazıyacaktı herkesin kökünü, ona biat etmeyen herkesin temelinin altına dinamit tozu ekmesi bundandı.

Bir insan düşünün, çocuğundan tahrik olan. Ve öyle bir insan daha düşünün ki, bunun için önce karını boşamalısın diyen. Sonra vuran mı dersin eşini, kanlı ve yanmış cesetler üzerinden tahrik indirimi mi dersin, etek boyu, dinlenenmüzik, şehvetli geceler, kefen satmalar, cennetten yer ayırmalar….

Ve kalbe gelen kurşun, onlarca kara günden bir gün. Kendi evinde aç ve çıplak, komşuyu doyurup giydirmeye çalışıyor. Medet ya Ali nidalarıyla, son nefesini kusuyor havaya…

Siz bir insan düşünmeyin, durup bir Türkiye’ye bakın. Sonra yine bakın. Hasta bir adamdan ne farkı kaldı memleketimin.

Ülkenin bir yarısı tanklar tüfekler eşliğinde ablukada. Komşu ülkeye özgürlük naraları atarken, böğrümüzde patlatılıyor bombalar.

Ama kimse bizim gücümüzü test etmeyecekti demi? Yoksa….

Bu çukur ve girdap hepimiz alır…

Hasta uzuvlar koparmakla olmaz, eğer güçlüyüm diyorsan iyileştireceksin.

Devletsen, önlemini alacaksın. Ve öyle ne bileyim ayaklarına yatmayacaksın…