Category Archives: İlişki

Koca Bir Hiç!

Standard

1024px-Ajax_suicide_BM_F480Bu alemdeki cümbüş ve debdebeye aldanma !

Uykuda vücudun lime lime doğransa bile korkma !

Zira bu dünya bir rüyadan ibarettir !

Hiç! Koca bir hiç… Sahi, hiç olan kocaman da olabilir mi? Yok mu çoktur yoksa çok mu yoktur? Varlık ne, hiçlik ne?

Susuyorsun…

Oysa sonbahar yapraklarının altında gezerken insan, bir an için durup düşünmeliydi… Düşen yapraklar sarılardır ve sarı yapraklar düşenlerdir. Son dermanlarıyla tutunurlar dallarına ama nafile, düşerler. Dal ile yer arasında son çırpınışın nihayetinde yere doğru süzülüverirler. Ne çok sıcaktır hava ne de soğuk… Köşede bir yerde halka tatlı satan da yoktur. Yapraklara basarak gezenlerse mutlulardır, manzaradan tat almaktadırlar.

Saate bakıyorsun… Zamanın geçtiği de belki yalan…Gelip geçen biziz… Tutunmaya çalıştığımızla kopacak gidecek olmak hazin bir gerçek…

O geçişler sırasında sana rastladığım ve yarı gizli bir yerlerin tozunu alırcasına sana bir şeyler yazdığım da yalan. Sen de yalansın.

İçi küf tutmuş bir odanın dış cephesisin sen. Dışı boyalı bir binanın çatlayan duvarlarısın. Dilinden dökülen nağmelere yabancı, gönlünün dikenlerine elsin. Küçücük kafatasına sığdırdığın alem, bir tek fikir için bile büyük geldi!

Ah alçaklar! Burnu pislik içinde gösteriş arayan zavallılar! Alem o değil!

Gitmeden hemen önce son bir kez bakmak geride kalanlara… Yükselmek göklere… İnsan olmak… Nefsini bilmek ve bilmek aşkını. Çünkü aşkını ancak kendini bilenler bilir. Çünkü ancak kendini bilenler insandır.

Oysa sen kendine bile yabancısın. Oysa sen, sonbaharı bile bekleyemeden düşüyorsun. Sonra hazan olsun, yeri dile ve bırakayım, düş! Düş ve adı yitmek değil, vuslat olsun.!

Biz, hiç bir şey yaşamadık ki…
Konuşmadık hiç.
Görmek istemedik birbirimizi.
Aynı havayı solumadık, aynı denize bakmadık…
Sarılmak istemedik birbirimize, öpüşmedik hiç.
Yakamozlar eşliğinde yürüdüğümüz deniz kenarındaki ıslak kumlara ayak izimi bırakmadık..
Aklımıza gelince eski bir yürek sızısı,
gözyaşlarımızı akıtmadık birlikte.
Biz demedik hiç.
Aklımıza bile gelmedi.
Zamandan çaldığımızda, bir kelime için, aramadık birbirimizi…
Sahi, gördüm ki, biz hiçtik.
Var olmak istediysekte, hiçliğimize yenildik.
Kim bilir belki de paylaşmak isteyipte, paylaşamadıklarımıza…

Eli işte Gözü Oynaşta!!!

Standard

Nereides03İtina ile kurgulanmış bir yazı düşünün. Oldukça akıcı, dili yalın, his dünyasının renkleri ile bezenmiş ve çok da doğal. Her birimizin hayatından ufak ve ama sıradan bir kesit hissi uyandıran, yormayan bir yazı bu. Hani daha sonra da meşgul etmesin zihninizi. “Vakit geçirmenize” yarasın, adı hoş vakit olsun ama izi kalmasın.

Böyle bir yazı yazar mısınız?

Evet diyenler içinde bir bölük insan var. Onlar zaten yazıyorlar böyle yazılar. Ama onların okunması ve yazılarının takip edilmesi için bir de yöntemleri bulunuyor. Akılda kalıcı ve daha sonra da yazarına çekici, yeni yazılarını merak ettiren bir ilave: Cinsel temalar.

Kendi tecrübelerimi paylaşmak için bu yazıyı bir araç olarak kullanmayı düşünmem hiç. Gözü açılmadık sığırcık yavrusu değiliz! Genel meseleleri özel olanlardan daha öne koyan yapımızla, lafını etmediğimiz bu tür konularda bile “yeterince” bilgi sahibiyiz. O konuların yazılarda hangi sebeplerle ve nasıl işlendiği konusunda da…

Bana bunu yazdıran ne öyleyse?

Beyin ve kalbi iğdiş edilmiş bir milletin çocuklarının, farkında olmayarak bu anlamda ırzını kendi eliyle teslim ettiğini görmekten duyduğum büyük rahatsızlık!

Üç kuruşluk aklı ve “zaten aşağılık olan kendinden” duyduğu aşağılık kompleksi ile Türk’e ve değerlerine ahmak ahmak saldıran saldıraylar, ahlâk kavramına da böyle kıvırma hamleleri ile ve salyalı ağızlarıyla yaklaşmaktalar.

Bütün canlılar içinde eşini kıskanmayan tek örnek domuzdur.

Müslümanız ve domuz eti yemeyiz.

Ancak, arkadaşlar, zaaflarınızdan faydalanılarak size domuz servis ediliyor ve daha ileri gidilerek bu servis işi de sizlere yaptırılıyor.

Milyonlarca sinek lağıma konuyor diye lağımı meşrulaştıramazsınız.

Hukuk, ahlâk ve vicdan herkesi sınırlar. Bunların ötesinde bir de ÖRF vardır.

Örfünüzü kaybederseniz, eşkıyalaşırsınız.

Sonra birileri -her canları istediğinde- sizi bir makine gibi kurar ve o ne derse onu yapar olursunuz gönüllü köleler gibi.

1960’larda ve 1980 öncesi bunu gördük.

Şimdi başka bir boyutuyla ahlâktan ve örften soyunmaktayız.

Kimin koynuna girdiğinizin ve kimlerin “sermayesi” olduğunuzun farkında mısınız?

Bu yazı burada biter. Yoksa canım çooook sıkılacak!

Evlenilecek kadın nasıl olmalı?

Standard

evlenilmesi-tehlikeli-7-erkek-modeli

Artık günümüzde evlenmek için seçeceğiniz kadını çook ince bir süzgeçten geçirmeniz gerekiyor. Seçmek zor iş kardeşim. Mübarekler kavun değil ki koklayıp alasınız. Yalancısı var, paragözü var, zengin koca avcısı var, isteriği var, delisi var, hatta edindiğim tecrübelere göre zırdelisi bile var. Birde allem kallem edip ille birinin başına kapaklanıp kalmaya çalışanları var. Geçenlerde bir arkadaşım anlatıyordu. Epey bir zamandır gezip dolaştığı hanım arkadaşı hamile kaldım diyip başlamış bizimkinin başının etini yemeye. Bizimkinin kafasından aşağı kaynar sular inmiş tabi. Kadın iyi hoş ama bizimkinin beyninde tasarladığı evlenilecek kadın şablonuna uygun değil. Aldıralım falan diye birkaç umutsuz girişim yapmış ama nafile. Kadın, olmaz doğuracağım, ille de evlenelim diye tutturmuş. Aradan 1 hafta 10 gün falan geçti geçmedi ki, banyo çöp kovasının içinde kullanıp attığı aylık kadın bağını görünce ayıldım dedi… Daha o gün kestirip atmış olayı tabi. Bir kere evlenilecek kadınla öyle hemencecik evlilik muhabbetine girmeyeceksiniz. Hele geçsin aradan biraz zaman. İlk birkaç ay pek birşey anlaşılmaz.. Cicim ayları gibi yani. Diyelim ki; boyu boyunuza uygun, eline yüzüne bakılır bir aday buldunuz.. İş orda bitmiyor ki.. Bir dizi testten geçirmeye başlayın bakalım hatunu. Üç beş buluşmadan sonra eğer usul usul evlilik konularına girmeye çalışıyorsa, sizde ufak ufak arayı açmaya başlayın. Büyük olasılıkla tek amacı koca bulmak olan birine çatmışsınızdır. Malum… Kadın kısmının çenesi boldur, bir başlarlarsa susmazlar. Siz konuşmalara bir dikkat edin hele. Arada bir yalan yakalıyorsanız, bilin ki attığı yalanlar sizin yakaladığınızdan çok daha fazladır. Sohbetleriniz esnasında vargücüyle sizin malvarlığını sorup soruşturuyorsa, hesap cüzdanlarınızı karıştırıyorsa, lükse bayıldığını söyleyip, her fırsatta kolunuzdan tutup sizi lüks yerlere sürüklemeye çalışıyorsa, muhtemelen sınıf atlamaya çalışan zengin koca avcısı türünden birine yakalanmışsınız demektir. İlk fırsatta izinizi kaybettirin. Kadın dediğin ortalık toplamayı, evi düzenli tutmayı, yemek yapmayı, 2 dakikada sofra kurmayı bilmeli arkadaş. Eli ayağı birbirine dolaşıp duran, ağırkanlı, sünepe, yemek yapmaktan aciz bir kadınla ömür boyu evin dağınık odalarında, lokantalarda sürünmeyi gel de göze al, alabilirsen. Kadının mutfağı temiz olmalı. Evine gittiğinizde çaktırmadan mutfağına bir göz atın. Eğer bulaşıklar üst üste yığılmış yıkanmayı bekliyorsa, tezgah karmakarışıksa, kap, kacak, duvar, ocak yapış yapışsa, hiç tereddüt etmeden, acele bir işinizin çıktığını söyleyip tabana kuvvet kaçın ordan. Aslan yatağından belli olur demişler. İçinden çıktığı yatağı toplamadan, kapatmadan, üstünü örtmeden öylece bırakıyorsa, yatağı gibi kafası da dağınıktır hatunun büyük ihtimalle. Siz de benim gibi dağınıklık sevmeyen biriyseniz, voltanızı almanın tam zamanı. Kadın dediğin kendini bilmeli. Kolunuza takıp şöyle bir dışarda gezerken, arkadaşlarınızla yakınlarınızla beraberken, giyimiyle kuşamıyla davranışlarıyla size gurur vermiyorsa, adap usul bilmiyorsa, olur olmaz her yerde yüksek sesle konuşup gülüyorsa, dışarı çıktığınızda eyvah ya bir pot kırarsa diye içindenizden geçirmeye başlamışsanız, bilin ki dejenere birine kaptırmışsınız yakayı. Bu aralar acaip hasta olduğunuzdan, ya da büroda ki iş çokluğundan 24 saat çalışıyor havalarında, arayı uzatabildiğiniz kadar uzatın. Ta ki sizden umudu kesip, başka birine kancasını atana kadar. Kadın kanaatkar olmalı. Verdiğinizle yetinmiyor, aldığınızı beğenmiyor, ikram ettiğinize, ısmarladığınıza burun kıvırıp, bunu sevmedim, git bana şunu al, bunu al diye tutturup şımarıyorsa, taş bitti yapı paydos zilini çalmaya başlayın. Kadın akıllı olmalı.. Hayat sadece romantizmden ibaret değil. Bir derdiniz olduğunda dertleşebilmelisiniz. Sizi anlayabilecek, size yol gösterebilecek, çözüm üretebilecek kapasitesi olması lazım. Siz sıkıntıyla kıvranırken o hala kendi havasındaysa, kafası kırılan tırnağında, değişen modada, yeni açılan tavernadaysa, bırakın sonsuza kadar orda kalsın. Tabi sizden uzakta. Kadın hesabını bilmeli. İyi beslenmeyi pahalı yiyecek tüketmek sanıyorsa, birgün kızıl, birgün sarışın olup modaya uyacak diye kuaförlere para saçıyorsa, yapmayı yakıştırmayı bilemeyip, daha ucuza da şık olmayı becerebilecek yerde, kredi kartlarının dibine vuruyorsa, hele bir de aklını fikrini markalara takmışsa, sizin de tekmeyi vurma zamanınız gelmiştir. Evlilikte mantık kadar sevgide çok önemli. Sevgisinden emin olamadığınız kadına, belki sonra alışır, anlaşır, severim diyerek nikah kıymaya kalkmayın. İnsan başında neyse sonunda da odur. Haaaaa işte zurnanın zırt dediği yere geldik… Hadi büyük bir şans eseri yukardaki kriterlere tıpatıp olmasa da, az buçuk uyan bir kadınla karşılaştık diyelim. E! biraz biraz sevip evlenmeyi de düşünmeye başladık. Ammaaa; kadının bizi sevdiğini nasıl ve nerden anlayacağız? Şimdi iyi kulak verin; Gezmeye çıktığınızda bilmem hangi lüks otelin roofu, barı, restoranı yerine, gidilecek yeri seçme özgürlüğünü size bırakıyor, götürdüğünüz alelade bir mekanda bile mutlu olup, hoşnutluk sinyalleri veriyorsa, bilin ki onun için mutluluk sadece sizin yanınızda olmaktır. Bu 1. belirtidir İnsanın hayatı dümdüz bir yol değildir. Bazen çok dik yokuşlar, engeller engebeler çıkar karşımıza. İşte o zorlu yokuşlarda kadın hala yanınızdaysa, size güç ve moral vermeye çabalıyorsa, sabırla sizi dinleyip teskin ve teselli etmeye çalışıyorsa, sizin bütün asabiyetinize, huysuzluklarınıza off aman demeden katlanıyorsa, hayatınız boyunca iyi ve kötü günlerinizde yanınızda olabilecek biriyle berabersiniz demektir. Bu da 2. belirtidir. Biz erkekler kıskançlık kıskacına alınmayı sevmeyiz, sıkılırız, daralırız, bunalırız. Ancak; şunu unutmayalım ki; sevginin en büyük belirtisi kıskançlıktır. Çünküü seven kadın kıskanır arkadaş. Çevrenizde ki diğer kadınlardan huylanıyor, söylenip, sinirleniyor, hele bir de dedektifliğe özenip, üzerinizde bulduğu kılı tüyü dert ediyorsa, bu da sevildiğinizin en kesin ve de en net 3. belirtisidir. (Burada size önerim: Bir hatuna aklınız olur diyorsa, onu kıskandırabilecek şeylerden uzak durun. Güvenini sağlayın. Çünkü bu öyle bir dengedir ki, kantarın topuzunu fazla kaçırırsanız, gözünüzün dışarda olduğuna, onu sevmediğinize, bugün değilse bile, yarın mutlaka ihanet edeceğinize kanaat getirip, sizden uzaklaşırlar. Yani tam da bulmuşken kaybedebilirsiniz. Yine edindiğim tecrübelere göre, kadınlar bir çok yanlışımızı görmemezlikten gelmeyi beceriyorlar ama sadık kalıp kalmadığımız konusunda çok keskin sınırları var). Eveeettt….. !!! Bu kadar vasfa haiz bir kadın var mıdır? Varsa nerededir? Hadi şans eseri bulduk tanıştık beğendik evlenmeye uygun bulduk diyelim! Acep o bizi beğenir mi bakalım? Çünkü bu kadar meziyeti olan kadının, bir erkekte olmasını şart koştuğu kimbilir neler, ne özellikler vardır?

Zeki Olmanın Olumsuz Yönleri

Standard

Zekâ insanlara birçok alanda avantaj sağlar, olumlu pek çok etkisi de vardır ama bazen zeki olmak insanı yorar, problem yaratır. Neden mi? İşte bu sebeplerde dolayı:

 

www.bilgifabrikam.com

  1. Yaptığınız şakalar anlaşılmayabilir

Beyniniz hızlı çalıştığı ve karmaşık bağlantıları kolaylıkla kurabildiği için artarda espriler yapabilirsiniz, bunlar sizin için çok anlaşılır da olabilir ama herkese aynı şekilde hitap etmeyebilir.

  1. İşleriniz ASLA bitmez

Zihniniz sürekli çalışır ve yaptığınız işlerde her zaman düzeltecek bir şeyler ararsınız. Kendinize iş çıkardığınız da söylenebilir.

  1. Mutluluk sizin için ulaşılması zor hale gelebilir

Bir önceki maddeyle bağlı olarak kolay tatmin olmayan yapınız ruh halinizi de etkiler. Kolay kolay mutlu olmazsınız çünkü tamamlanmış hissetmezsiniz. Aklınızın bir köşesini kurcalayan şeyler mutlaka olur.

  1. Sosyal ortamlarda sizi garip bulabilirler

Basit konuları konuşmak sizin için kolay olmayabilir çünkü beyniniz karmaşık çalışır. Sizin ilginizi çeken veya sizin açtığınız konular diğerlerine biraz garip gelebilir.

  1. İşsizlik sizin için çok bunaltıcıdır

Aktif zihninize ayak uyduran aktif bir yaşam sizi daha mutlu eder ama bir uğraşınız yoksa duvarlar üstünüze üstünüze gelir ne yapacağınızı şaşırırsınız.

  1. Kendinizi tanımlama konusunda sıkıntılar yaşayabilirsiniz

Ben çok zekiyim deseniz kibirli olursunuz, zekanızı küçümseseniz de kendinize yediremezsiniz. Kibirli olmadan ve kendinizi küçümsemeden bir orta yol bulmaya çalışırsınız.

Tüm bu bahsettiklerim büyük zihinlerin yaşayabileceği zorluklar olsa da biraz uç noktalarda olduğunu kabul ediyoruz. Zeki her insan bu problemleri yaşamak zorunda değil. Yine de kafasından geçenleri anlatamamak, karşıdan tepki alamamak zorlayıcı bir durum olsa gerek.

555aed6cac1fe31f54feb6ed.jpg

Ölümsüz Aşka Dair Söylenen Bu 3 Yalan İlişkileri Mahvediyor

Standard

 

Neredeyse bütün çocuklar “sonsuza kadar mutlu” bir aşkın hayalini kurarak büyür ve ilişkilerinde çoğunlukla mükemmel çift olmak için uğraşırlar. Sonra hayatta bir başkasını koşulsuz olarak sevme durumu ortaya çıkar. Herkesin koşulsuz aşka dair bir fikri ve söyleyecekleri vardır. Ancak neredeyse tüm kültürlerde koşulsuz aşka dair mitler vardır ve bunlar birçok iyi ilişkiye zarar verir.

Eğer birbirinizi koşulsuz olarak seviyorsanız o zaman ilişkiniz zor olmamalıdır.

Aşk bir süreçtir, bıraktığınız şekilde kalan değişmez bir durum değil. Zaman içinde değişmesi ve gelişmesi gerekir. Koşulsuz aşkta da karşınızdakine olan bağlılığınız ilişkiye dair sorumlulukları yerine getirmenizi ve yoluna ne çıkarsa çıksın onu aşmak için birlikte çaba göstermenizi gerektirir. Yani ilişkinizde hiç zorluk yaşamamayı beklemek gerçekçi değildir. Birbirinizi ne kadar severseniz sevin sizi zorlayan şeyler yaşayabilirsiniz önemli olan bunları aşabiliyor olmanızdır.

Eğer bir başkasını çekici bulduysanız bu artık partnerinizi sevmediğinizi gösterir.

Bazen partnerinizin sizden başka bir kişiyi çekici bulduğunu görebilirsiniz ve aynısı sizin için de geçerli olabilir. Bu gibi durumlarda hemen bir panik dalgası sizi sarmalar. Sizi eskisi kadar sevmediğiniz ve onu kaybettiğinizi düşünebilirsiniz ya da kendi hislerinizle ilgili şüpheleriniz oluşur. Fakat şunu aklınızdan çıkarmayın, yaşadığınız durum son derece normal. Partnerinizin veya sizin bir başkasını beğenmeniz birbirinize karşı duyduğunuz aşkın bir ölçütü olamaz.

Eğer beni gerçekten sevseydi, beni mutlu ederdi.

Birbirini mutlu etmek de aşk için bir kriter değildir. Aşkın kriteri birbirini dinlemek, empati kurmak ve ihtiyaçlarınızı açıkça birbirinize ifade edebilmektir. Sorunlar bu şekilde çözülür. Karşınızdakinin sizi mutlu etmek adına kendisinden ödün vermesini beklemek pek doğru değildir. İlişki karşılıklı işleyen bir süreçtir ve her iki taraf da birbirinin ihtiyaçlarını, isteklerini dikkate almalı bunu yaparken de kendininkileri açıkça ifade edebilmelidir.

Bu gibi düşüncelerin ilişkinize zarar vermeye başladığını fark ettiğinizde durup aşkın  gerçekten ne olduğunu düşünmenizde fayda var. Bunu yaptığınızda aşkın iki kişinin de eşit şekilde çaba sarf etmesi gereken bir süreç olduğunu görmeye başlayacaksınız.

 

Sevgiliniz Mükemmel mi? Bir Daha Bakın

Standard

sevgiliniz-psikolojinizi-bozuyor-mu

Bazı ilişkilerde eşler ya da sevgililer karşı tarafı idealize etme ve mükemmelleştirmeye gidebilirler. Bu durumun ilişkideki her iki taraf için de zararları vardır.

Partneriniz de sadece bir insan.

Ne kadar harika, muhteşem olduğunu düşünürseniz düşünün partneriniz de hatalar yapabilen bir insan. Siz onu gözünüzde çok yükseklere koyuyor olabilirsiniz ama onun istediği  iki ayağı üstüne durarak sizin yanınızda olmak.

Partnerinizi olmasını istediğiniz kişi haline getirmeye çalışıyorsunuzdur.

Partneriniz sizin davranışlarınızdan etkilenerek aslında olmadığı birisi gibi davranmaya başlayabilir. Gerçekten olduğu kişi değil de sizin olmasını istediğiniz kişi gibi davranmaya başlar ve bu sahtelik ilişkinizde olmasını hiç istemeyeceğiniz bir şeydir.

Partnerinize güvensizlik aşılıyor olabilirsiniz.

Bu madde biraz karşıtlık içeriyor olsa da demeye çalıştığımız şey şu: siz partnerinizi yücelttikçe onda o seviyeye asla ulaşamama korkusu yaratabilirsiniz. Partneriniz sürekli kendini ve yeteneklerini sorgulayarak kendine olan güvenini yitirebilir.

Partneriniz size kusurlarını göstermekten çekinir.

İdeal bir ilişkide partnerinizi eksik ve güçlü yönleriyle kabul etmeniz gerekmektedir. Ancak siz her zaman onun güçlü yönlerini ortaya çıkarır ve kusurlarını görmezden gelir, onlar yokmuş gibi davranırsanız, partneriniz karşınızda asla rahat olamaz. Aşk karşındakini kabullenmektir ve partneriniz onu zayıflıklarıyla ve güçlü yönleriyle kabul etmenizi bekler.

Bu tutumunuz ayrılık sebebi olabilir.

Mükemmellik anlayışınız partneriniz üzerinde baskı kuracaktır.

Başkaları tarafından takdir edilmek, beğenilmek gurur okşayıcıdır ancak sizin partnerinize karşı olan beklentileriniz ve onun mükemmel olduğuna olan inancınız partnerinizin büyük bir baskı hissetmesine neden olacaktır. Siz ona mükemmel olduğunu söyledikçe o da size bunu kanıtlamaya çalışacaktır ancak hiçbir insan mükemmel değildir.

İstemeden de olsa partnerinizin gelişimini engellersiniz.

Birbirini seven insanlar birbirlerini kolaylıkla motive edebilirler ve bu çok güzel bir şeydir. Ancak partnerinize her zaman en iyi olduğunu söylersiniz onun olabilecek en iyi noktaya geldiğini düşünmesine ve daha fazlası için çalışmaması gerektiğine inanmasına neden olabilirsiniz.

Tüm ilişki boyunca strese giren, olduğu kişiyi göstermekten çekinen partneriniz hissettiği baskıya dayanamayıp ayrılmak isteyebilir. Bu asla istemediğiniz bir şey olsa da sizin davranışlarınız neticesinde oluşabilecek bir durumdur.

 

Zeki İnsanların Aşka Bakışı

Standard

aska-bakis-acisi

Zeki insanlar sosyal ve romantik ilişkilerinde faydasını görecekleri tutumlara sahiptirler. Söz konusu aşk olduğunda da mantıklı davranmak onların belirgin özelliklerindendir. Aşka karşı tutumları daha açık ve nettir diyebiliriz. Kendilerini aşık olmaktan geri koymazlar elbette ama belli düşünceleri vardır. Bu içerikte zeki insanların aşka nasıl baktıklarını kısaca yazmaya çalıştım.

Zeki insanlar kendi hayatlarında pasif rol almazlar. Bu durum aşk hayatları için de geçerlidir. Onlar birlikte olacakları kişiyi hiçbir şey yapmadan beklemez, harekete geçerler.

Uygunluğu göz önünde bulundururlar

Sağlıklı ve mutlu bir ilişki onlara göre iyi arkadaş olmak demektir. İlişkide uyumlu olmayı asla göz ardı etmezler.

Tamamen duygularıyla hareket etmezler

Duyguların bazen insanı yanlış yönlendirebileceğinin bilinciyle hareket ederler ve mantıklarını konunun dışında bırakmazlar.

Hissedilenlerin her zaman gerçek olmadığını bilirler

Bazen bir insanlar beraber olmalıymışsınız gibi hissedersiniz ama bu bazı nedenlerden dolayı yanlış bir karar olabilir. Zeki insanlar bunu akıllarından çıkarmazlar.

Partner seçiminde kendi özelliklerini dikkate alırlar

Kendi gelişimlerini geri planla atmazlar, kötü etkilenecekleri ilişkilerin içine girmek istemezler.

İlişkilerini başkalarının idealize ettiği şekle getirmeye çalışmazlar

Onlara göre ilişkinin olması gerektiği belli bir şekli yoktur. Her ilişkinin özel olduğunu bilirler ve kendi ilişkilerini bir başkasına benzetmeye çabalamazlar.

Bireyselliklerini korurlar

İster finansal ister kişisel ister duygusal… Zeki insanlar aşık olunca kendi benliklerinden vazgeçmezler ve bireysel yaşamlarını da korumaya devam ederler.

Aşkı hayatlarına dahil ederler

Ama hayatlarını aşka göre değiştirmezler. Aşklarına uygun alanı hayatlarında tanırlar ve gereken uyumu sağlarlar.

Benim tipim/ tipim değil ifadesini onlardan pek duyamazsınız

Çünkü insanları fiziksel olarak yargılamazlar. Duyguları mantıklarıyla el eledir ve insanları değerlendirmeden önce tanımak isterler. Bir insanı uzaktan görerek değerlendirmek çoğu zaman yanlış çıkarımlara sebep olur.

İlişkilerinin sonsuza kadar süreceğini beklemezler

Bu konuda gerçekçi olduklarını söyleyebiliriz. Sevdikleri kişinin hayat boyu yanlarında olamayabileceğini ve ilişkilerinin bitebileceğini bilirler.