Kayboldum!

Standard

1alycck_cangil

Yavaş yavaş yürüdüm uzunca bir süre. İzlediğim patika yol, beni cangılın derinliklerine doğru götürüyor. Bazen evlere yakın yerlerde, birkaç insan bir görünüp bir kayboluyor. Orman çok güzel, kimi yerler el değmemiş gibi, sarmaşıklar birbirinin içine dolanmış, ağaçlara dolanmış, ağaç olmuşlar. Kalın gövdeli ağaçlar gökyüzüne doğru uzanıyor, bazı yerlerde gökyüzü görünmüyor bile.Yeşilin farklı tonları, ara ara ışık oyunlarıyla kendini gösteriyor. Bazen durup etrafı hissediyorum; hem ıssız hem nefes kesecek kadar güzel…

Derken Min’le geldiğimiz vakit, yanında kocaman bir manda gördüğüm evin önünde buldum kendimi. Sevindim, demek ki doğru yoldayım dedim kendi kendime. Kucağında bir çocuk taşıyan çıplak ayaklı bir kız beni aniden karşısında görünce önce şaşırdı, sonra da fotoğrafını çekmem için bana poz verdi. Hemen yanında kuzular vardı. Bu evi ilk gördüğümde çok sevimli bulmuştum, manda ve kuzular da bu sevimliliğin ayrılmaz parçalarıydı. Yerli kızla karşılaşmak da hediyesi oldu…03022010_171-oly-720x320

Patika yolu devam ettim, içimden çıplak ayakla yürümek geçti ama, bu gecikmeme neden olur diye vazgeçtim. Aklım Min’le izlediğimiz yolu düşünedursun, önüme çıkan minik yol ayrımları tereddüte düşmeme neden oluyordu. Bir ara dönüp dolaşıp aynı evin yanına çıkınca iyice afalladım. Farklı sapağı deneyerek devam ettiğim yolu bir süre izlediğimde sonradan kaybolduğumu anlayacaktım. Kaybolduğuma inanmak uzun zamanımı aldı, mutlaka ve mutlaka evi bulacağıma olan inancım, verdiğim sözü tutma nedenim üzerinde baskı yaratıyordu. Etrafta yönümü soracak kimseler de yoktu. Hem neyi, nasıl soracağımı da bilmiyordum. Yine de gözlerim birilerini aradı. Yol biraz genişleyince biraz umutlandım, belki bir yerleşim yeri görürüm diye. Ve az ilerde yol kenarında oturan kadınları gördüm. Beni görünce hep beraber dönüp bana baktılar. Kathmandu yolunu sormaya çalıştım, anlamadılar. Kathmandu’yu birçok biçimde söyledim, yine anlamadılar. Güldüler, sadece güldüler.

doc49fu20seyahati20536

Çaresiz yola devam ettim. Endişelenmeye başlamıştım. Eğer ormandan çıkmadan hava kararırsa bu benim için iyi olmazdı, gece ormanda kalmak istemezdim. Kathmandu yoluna doğru yönümü çevirip daldım, yolu izi olmayan patikaların içine. Hızlı hareket ediyordum. Hiç tahmin etmediğim bir yerden bir çocuk çıktı önüme. Çocuğa yolu sordum. Para istedi. ‘’Tamam’’ dedim. Ve önüme düşen küçük ayaklarını takibe başladım. Asfalta çıktığımızda rahat bir nefes aldım. Ve bazen gözü karalıkla cesareti karıştıran tarafıma serzenişte bulundum. Çocuğa biraz para verdim, verdiğim parayı beğenmedi. Biraz daha verdim, yine beğenmedi. Biraz daha fazla verip yüzüne baktım kararlı kararlı. Yol kenarında yarım saate yakın bir araç geçsin diye beklerken zaten hava da kararmıştı…

Yorgun argın otele ulaştığımda hemen uzandım ve uykuya yenik düştüm. Aklımın bir köşesinde şaman kadına verdiğim sözü tutamamış olmak, cangılın içinde kaybolmaktan daha çok incitmişti beni, daha çok koymuştu. Boğazımda bir düğüm var gibiydi, sanki yutkunamıyordum…

tumblr_inline_o3ig2mv1x41th68yh_540

Bunun bir anlamı var mıydı? Şaman kadının evini neden bulamamıştım? Neden içimdeki rehber bana yardım etmemişti? Belki de zihnim onu duyamayacak kadar koşuşturma ve endişe içindeydi! Yine de değişik bir gün olmuştu ve yarın sabah soluğu Min’in yanında alacağımdan emindim, tekrar deneyecektim…

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s