Gitme Zamanı Geldiğinde!

Standard

6890

Olmamış olan’ın olma olasılığına açılan kapılar, günlük yaşamın eşgalinden içimizdeki evrene uzanan etkiler… Bilinenden bilinmeyene, bilinmeyenden bilinene yolculuklar… İki ayrı evren arasında gidip gelen alışveriş; yaşam.

‘Yeryüzü ölümsüzdür, gökyüzü sonsuz’ demiş evrenin kadim dili. Her şey değişir. Değişir ve fakat biz bu değişime ölüm demişiz bir kere. Adı soğuk, kendisi bilinmez! Hakkında yaşarken hiç düşünülmeyen, o son nefes geldiği anda büyük bir panikle karşılanan geçiş!

tumblr_static_tumblr_static_filename_640

Uyumak, uyanmak ile uyumak ve uyanamamak arasında yaşam ve ölüme açılan büyük kapılar bir gün gelir de birbirleriyle sözleşiverirler; yaşama kapanan kapı ölüme açılır, ölüme kapanan yaşama…

İnsanın kendini bir gün gelip de diğer tarafa geçeceğine hazırlaması meselesi, hayata karşı kabulleniş ile dolu olmayan benliklerimizi, ölüme karşı bir kabul ile doldurabilir mi! Zor…

Bugün sabah uyandım ve uyanamamanın nasıl olduğu üzerine düşündüm. Kendimizi tanımladığımız sınırlar, sahip olduğumuz her şey sözleşmiş gibi bir anda sonlanıyor. Etrafımızda bir bağ bile bağlı olduğumuz ve birbirimizi görmeye devam ettiğimiz, bir bağ ile bağlı olup birbirimizi görmeye devam etmediğimiz insanlar ve elbette ki varoluşun zinciri ile bağlı olduğumuz tüm yaşam hepsi birden geride kalıyor! İçinde anlam bulduğumuz, bulamadığımız her şey, yaşarken ifade edemediklerimiz, edebildiklerimiz, kırgınlıklar, sevinçler, keder ve hüzünler, velhasıl kelam tüm ayrıntılar bir bir dağılıyor. Bir sis perdesi bedeni ruhtan ayırıyor; bu büyük bir ayrılış! İnsan, kendi olarak bildiği her şeyi geride bırakırken bedenini, canını da bırakmak zorunda. Ve artık alacak bir nefes yok!

Birden korkulacak bir şey olmadığını hissettim. Belki de ölüm güzel bir şeydir. Bu kadar özgür hissetmek. Ve muazzam bir bırakışla; aniden ve bütünüyle!

Bu muazzam deneyime hazır olmak belki de hiç mümkün değildir ama ondan korkmak yerine, onu büyük bir keder olarak görmek yerine başka türlü karşılamak neden mümkün olmasın! O geri dönüşü olmayan yolculuğa korkmadan ve büyük bir kabullenişle o zaman geldiğinde hazır olmak! Hazır olmadan hazır olmak! O sana verilecek bir tek nefes kalmayınca ki ana dek! Nefesi dilenemezsin ki! Onurlu olmak gerek. Bir nefes daha yoksa yola devam edeceksin; o bildik yaşamın olmadığı rüzgarlı vadiye…

Yaşarken… Etrafımızda ölen insanları duyarız. Mezarlıkların önünden geçeriz. Algımıza dokunan bu etkiler o an yaşadığımız farkındalığı ne kadar yükseltebilmekteler! Hayatımızı kendimize daha çok saygı duyacak şekilde sürdürebiliyor muyuz yoksa içimizden gelmeyen bir yaşamı sürüklemeye devam mı ediyoruz?

Her insanın bir zamanı var. Yaşamak güzel, ölmek de neden güzel olmasın! Yaşam varsa ölüm neden olmasın!
ayas

‘ey gönül bakma cihane
gün gelir seyran gider.

gafil olma bir nefes
dost gider, düşman gider.

çağrılır kabre girersin,
bu kafesten can gider! ‘

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s