Algılayış…

Standard

03_psikolojik_gercekler_beyin_th

Algım kitleniyor son zamanlarda. Kafamdaki görüntüler sabitleniyor; gözlerim aracılığıyla gördüğüm şeylerle hayallerim aynı yöne bakmaya başladı; bu tehlikeli.. Bunu biliyorum…

Üzerine düşünmeden edemedim ben de. Bir şey üzerine düşünmeye başladığımda bu kendi bilgeliğime sorduğum bir soru ile başlar. Ve ardından cevaplar net bir şekilde zihnimde beliriverirler. Bu ben de hep böyle olur. Gerçek zihnim açığa çıkar ve sıradan zihnimin düşünerek içinde debelendiği konulara açıklık getiriverir.

Algılayışın kitlendiği gibi bir cümle beliriyor zihnimde. Kitlenmenin sabitlenmekle eş olduğu bu sanrılı durum, bir ruh hali. İçinde bulunduğum çevre dikkatimi ister istemez gönüllü bir şekilde değil gönülsüz bir şekilde ona verdiğim için beni de ele geçiriyor. İsteksizlik ardından aynı yöne bakan parçaları harekete geçiriyor. Bir mecraya düşüyorum. Bu yerde iç sıkıntısı, çabalamadan akma isteğime ket vuruyor. Anlamsızlaşmaya başlayan şeyler çoğalıyor ve hiçbirşeyin elinden tutmak istemediğim bir ruh haline sokuyor beni. Ben depresyona böyle giriyorum.

Toplum, içinde bulunduğum şartlar her ne kadar kendimi dahil hissetmesem de kendi dinamiğinde dönen bu etkileşimin çarkından besleniyor. Bu beslenme benim ne bedenimi ne de ruhumu doyuruyor bunu biliyorum. Ama doyurmayan şey tüketiyor da. Tükeniyorum yavaş yavaş.

Algımın kapanmaya başladığı tehlikesiyle burun buruna kalıyorum. Onca farkındalık, onca içgörü, onca kıymetli deneyim çekiliveriyor sanki bir kenara. Ve hepsi bununla nasıl başedeceğimi merakla bekler gibi bırakıyorlar beni yalnız. İşte o noktada çabalamam gerekiyor. Kalkmak, silkinmek ve kendime gelmek için..

cybercrimeinnovations-227x400Beynim yorgunsa eğer ki insan enerjisinin %95’ini alan beyindir. En çok enerjiyi beyin tüketir. Bu da çok düşünmenin, gereksiz düşünmenin, ruha, varlığına uygun olmayan ahenksiz, akortsuz ve sana lazım olmayan, sana uygun olmayan hallerin karanlık denizinde gereksiz yere kulaç attığında olur. Kişisel algılama, incinme, gücenme, kızma, öfkelenme gibi düşük bilinç düzeylerine kendini indirgediğin bir ruh haline girmişsindir. Toplumun genel değer yargıları, gelenekler, çoğulcu bellek üzerine kurulu sanrılı inançlar, televizyon gibi dikkati dolayısıyla algılayışı bir noktada tutmaya zorlayan, onu sabitleme üzerine kurulu organlar işbaşındadır. Algılayış her an üzerine çullanan avcılar tarafından harcanmaktadır.

İnsan tüm bunların farkında olup da kişisel disiplinin sağlayamadığında işte bu tuzaklara düşer, tekrar ve tekrar yeniden düşer.

1abcde

 

 

İşte ben de böyle düşerim!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s