Bazen hatırlanan ifade özgürlüğü

Standard

ifade-666A-67E6-0D5C

Bizim memlekette ‘düşünce ve ifade özgürlüğü’ bazen hatırlanır. Düşünce özgürlüğüne genel olarak yaklaşım,“amaan.. kafanın içinde ne düşünürsen düşün” şeklindedir. Bu “amaan” seviyesine gelebilmek için uzun ve zorlu yollardan geçilmiştir.
Daha önceleri “hayır efendim ne demek ne düşünürsen düşün, bazı düşünceler zararlıdır, bu yüzden, düşünülmemelidir” yaklaşımı çok önemsenirken, zamanla, insan evladının kafasının içinde olan bitene öyle çok da rahat müdahale edilemeyeceği ve akıl okuma diye bi şey henüz icat edilmediği için, bu tür uğraşların abesle iştigal olacağı anlaşılmıştır. Aslında, anlaşılmaktan çok ‘kabul edilmiştir’ denilebilir.
Sonuç olarak, şahane ülkemizde insanlar istediklerini düşünmekte özgürdür. (Elbette ki aynı insanlara neyi nasıl düşünmeleri gerektiğini bıkıp usanmadan belleten, söyleyen, dikte ve iddia edenler mevcuttur ve bu mevcudiyet, düşünceler üzerinde hayli etkilidir. Ancak şu an konumuz bu değildir, olmamalıdır, çünkü kimsede bunu düşünecek sinir falan kalmamıştır.)
İfade özgürlüğüne gelecek olursak, işte burada işin içine çok başka mevzular girmektedir. Hemen güncel iki örnekle konumuzu açmaya başlayalım:
Elin devletleri eğer “Ermeni soykırımı yoktur demek suçtur, derseniz cezası vardır” diye yasalar çıkarıyorsa, ifade özgürlüğüne aykırı işler yapıyorlardır, hemen şiddetle itiraz edilir. İfade özgürlüğü hiç bu kadar akla gelmemiştir, hiç bu kadar hakkında güzel güzel konuşulmamıştır. İfade özgürlüğü, ifade özgürlüğü olalı hiç bu kadar aranan, hasretle anılan ve kadri kıymeti bilinen bir hak olmamıştır. Mutluluktan kanat takıp uçmaya başlasa yeridir.
Ancak bu mutluluk kısa sürer, çünkü, daha iki gün önce ifade özgürlüğü için yaban ellerinde çarpan yürekler, kendi memleketinde taşa betona duvara dönüşür. Çünkü ol memlekette adamın biri çıkıp hiç utanmadan “PKK terör örgütü değildir” demiştir.
Hiç olacak şey midir? Hemen bir kamu hizmeti olarak “faşizm susma değil söyleme mecburiyetidir” dersi verilir. Derhal bu münasebetsiz adamın sözü kesilir ve orada mevcutlu kaç aydın kişi varsa hepsi birden “PKK bir terör örgütüdür PKK bir terör örgütüdür PKK bir terör örgütüdür PKK bir terör örgütüdür” diye totem yapmaya başlar. Böylece az önce ifade edilen düşüncenin, bir insanın bir örgüt hakkındaki doğru ya da yanlış ama sadece o insana ait bir düşüncesi olduğu, ve fakat, ifade edilme özgürlüğünün olmadığı uygulamalı olarak gösterilir. Hatta mevzunun haberleştirmesinde bile “diğer katılımcılar hemmeenn itiraz edereek PKK bir terör örgütüdür demişlerdir” denir. Denir ki, aman ha bi yanlış düşünce bir yanlış ifade biçimi falan akla gelmesin. Aman aman!
İşte o en baştaki  “amaan..” seviyesinden, “aman aman!” seviyesine süzülüş, bizim yepisyeni memleketin geldiği ileri ileri yerleri, hem enlemsel hem boylamsal hem dümdüz hem de simgesel olarak özetler. İfade özgürlüğü aslında kabul edilen çoğunluk düşüncelerinin, genel düşüncelerin, resmi düşüncelerin ifadesi için geçerli olan bir özgürlüktür. Aykırı söz edenler cezalandırılır.
Ve gerçek ifade özgürlüğü, elin devletlerinde hırpalandığında akla gelmek üzere, ama’lı fakat’lı, ve lakin’li raflarda teşhire bırakılır.
Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s