Bir gecede müslüman olan ateist

Standard

evet efendim…

dinlediği dini sohbetlerin, ona iyi ahlak ve müslümanlığın müthiş yanını gösteren birinin de faydasıyla, bir gece ansızın müslüman olan, ateizmin pençesinde kıvrım kıvrım kıvranırken, bir anda allah’ın adını dilinden eksik etmeyen, dini bütün, ahlaki değerlere önem veren bir kişi olması durumudur.

başımdan geçen bir olayı anlatarak, bu konu hakkında gerçekleri idrak etmenizi sağlayacağım. bu gerçekleri idrak etmenizi sağlarken de, müslümanlığın ve bu müslümanlığı doyasıya yaşamamızı ak parti ve erdoğan başbakanımıza borçlu olduğumuzu gerçeğini anlatacağım.

bir takım temaslarda bulunmak adına, kadıköy chp gençlik kollarından bir kaç arkadaşla mecburi görüşme yapmıştım. ilçenin selahiyetinde bu görüşmenin önemi, açıkçası çok büyüktü. görüşmemizden bir kaç detay aktarırsam; gece yarılarına kadar açık duran, toplum ahlakını yerlere düşüren bir takım esrarengiz içecekler satan dükkanlar hakkındaydı. başkanlığa şikayetimi vermiştim.

şikayetimi yinelemeye gittim gene sonuç alamamıştım. sonrasında dışarda biraz zaman geçirdim o sıkıntıyla. bu arada hava kararmaya başlamış, ılımlı alkolikler siyah poşetlerle esrarengiz gayrimüslim içecekleri taşıyorlardı. yüzlerinde ilk kez bisiklete sahip olan çocuk tebessümü vardı.

yazık bu millete diye iç geçirdim. az ilerde köşeyi dönerken karşıma eski bir tanıdığım çıktı. eskiden ahlaki yapıya uygun giyinirdi. içler acısı halini görünce nutkum tutuldu. küpe takmış, dar pantolon giymiş, ceketinde ise altı oklu ilginç bir rozet vardı.

hey hey allaaaah yok, varsaaaa çarpsın beniii diyor, hemen ardından da bir bar taburesi üstünde mi ne öyle bir şarkı söylüyor, hemen ardından da hey hey diye ışıklara yaslanmış şekilde ilk şarkısına devam ediyordu. görünce – ne bu hal kardeşim? diye sordum. bir anda ayakkabımın üstünde kapaklanarak, -abi beni böyle görmeni istemezdim, zor durumlara düştüm, beni zorla ateizmin pençesine sürüklediler, arkadaşlarla beraber kedi bile kestik biz dedi.
evime buyur ederek karnını doyurdum. küpeyi de çıkarmasını rica ettim. küpe takıp adamım diye dolanan bir erkeği evime alamazdım açıkçası.

samanyolu tv yi açarak, her zamanki gibi duamı etmeye başladım. samanyolu tv den etkilendiğini hissettim. elimi kalbine götürerek – yüce allah ne kadar büyük değil mi? evimdeki nuru sende hissettin, itiraf et dedim.
sorma abi, utancımdan sana söyleyemedim bile. ben ahlaklı bir insan olmak istiyorum bundan sonra. ateistlerde ahlak aranmaz biliyorsun değil mi dedi. bilmez miyim aslanım, bilmez miyim? yıllarca ülkeyi bitirdiler, doymadılar dedim.
ezan okunmaya başlayınca korktu. korkma dedim ve vax sürülü saçlarından tutarak kalbime bastırdım. öyle bir sarıldı ki, acıdan gözlerimden yaş geldi. göğüs kafesim sıkışmıştı çünkü.
biraz balkona çıkardım onu, temiz hava alması adına.

ellerini açarak, -allah u ekber demeye başladı. sus, sus, sus ne olur sus dedim. abdestsiz şekilde ezan okunmaz, evin bereketini kaçıracaksın. dur hele ilk önce bir emeklemeye başla.

ateistlikten çıkmadın henüz, hala bir kafirsin dedim. bir bebek gibi seni eğiteceğim, emeklemeden yürümeye çalışma dedim. o gece ona tüm duaları ezberleterek, tayyip erdoğan ve fethullah gülen ahlakı hakkında bilgi verdim.
sabah uyandığımızda benden önce kalkarak zaman ve taraf gazetelerimi kapıdan almış okuyordu. yaptığı yorum -bak abi ya şu ergenekonculara, gene darbe planlıyolarmış. ülkeyi karanlığa gömemeyecek kimse, hamdolsun tayyip erdoğan var, şu laikler de olmasa müthiş olacak dedi.
ağladım bir anda, allah şahidim olsun kahvaltı için haşladığım yumurtalar gibi yumuşacık oldum. o artık tam bir müslüman olmuştu.
bunun keyfiyle çayımızı içip kahvaltımız eşliğinde dini sohbetler ettikten sonra, onu uğurladım.
velhasıl sonraki hafta, gazete kadıköy‘de vesikalık bir fotoğrafım ile altındaki yorum beni çok üzmüştü. işte dindarım diye geçinen sapık, işte o yüzsüz, gençleri evine alarak taciz ediyor yazıyordu.

sayın vakit yazarı hüseyin üzmez gibi bir olay başıma gelmişti. o da yardımseverliğinden ötürü kötülenmişti. üzülerek, allah’ım bu iftiracıların bin belasını ver ne olur dedim.
akşam ekmek almaya giderken, beni görenler yüzüme tükürüyor, vay ahlaksız diyordu. fakat o resmi basan kişi bir not bırakıp, aile huzuru ve kredi borçlarından dolayı intihar etmişti.

tüm gerçekleri orda yazarak, beni temize çıkarmıştı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s