Eski Dostuma Son Sözler!..

Standard

 

kotu-dost

Yine kendime döneyim: Kendimde değer verdiğim tek şey, hiç kimsenin kendinde eksik görmediği bir vergidir: Kendi aklımı beğenmekle her insanın, her gün yaptığını yapmış oluyorum. Kim kendini akılsız sayabilir? İnsanın kendini akılsız sayması mantıkça da mümkün değildir. Öyle bir sakatlık ki bu, onu kendinde gören, kendinde görmüyor demektir. Öyle bir illet ki bu, devası yoktur; ama hastanın gözü kendine çevrilip de bu illeti gördü mü illet dağılıverir güneşin sisleri dağıtması gibi. Bu
konuda insanın kendini kötülemesi, temize çıkarması, kendini kusurlu görmesi bütün kusurlarından yakınmasıdır. En zavallı, en allahlık insanlar bile akıldan yana paylarına razıdırlar. Başkalarında bizden daha fazla yiğitlik, beden gücü, deneyim, yetenek, güzellik görebiliriz; ama akıl üstünlüğünü kimseye vermeyiz. Başkalarında doğru düşünceler gördük mü bunları, şöyle bir düşünmekle biz de bulabilirdik sanırız. Başkalarının eserlerinde gördüğümüz bilgiyi, sanatı ve daha başka değerleri bizimkilerden üstün tutabiliriz; ama düpedüz düşüncenin bulduklarına kendi
düşüncemizle de pekala varabileceğimize inanırız; onların büyüklüğünü ve zorluğunu bir türlü göremeyiz, meğer ki bu düşünceler bizden ölçülmez bir uzaklıkta olsun. Onun için benim yazdıklarımın pek tutulacağını, övüleceğini ummuyorum. Hem sonra kimin için yazıyoruz? Kitaplar arasında yaşayanlar, bilginler, bilginlikten başka bir değer tanımazlar insan düşüncesinin, bilgi toplamak, güzel yazmaktan başka bir yolda ilerleyebileceğini kabul etmezler: Scipiolar’ı birbirine karıştırdıysanız, artık söyleyeceğiniz sözlerin nasıl bir değeri olabilir? Onlara göre Aristoteles’i bilmeyen kendini de bilmiyor demektir. Basit ruhlu bilgisiz insanlarsa kendilerini aşan ince bir sözün değerini ve önemini görmezler. Onlar o kadar azdır ki aramızda adları sanları bile duyulmaz. Kimse kendi içine inmeye çalışmaz.

Dostum, göründüğüm gibi değilim. Görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. Senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise,
benim içimdeki ‘ben’, dostum, sessizlik içinde oturur, sonsuzluğa dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez. Ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim, çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir. ‘Rüzgar doğuya esiyor’ dediğin zaman ‘evet, doğuya esiyor’ derim: Çünkü düşüncelerimin rüzgarda değil, deniz üzerinde dolaştığını bilesin istemem. Denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın, zaten anlamanı da istemem. Bırak denizimle başbaşa kalayım. Senin için gündüz olduğu zaman dostum, benim için gecedir: böyle olsa da ben yeşil tepelere değerek oynayan öğle vaktini, vadiden süzülen mor gölgeleri anlatırım; çünkü sen ne karanlığımın şarkılarını duyabilir, ne de yıldızlara çarpan kanatlarımı görebilirsin. Görmemenden, duymamandan hoşnudum ben. Bırak gecemle başbaşa kalayım. Sen cennetine yükselirken ben cehennemime inerim o zaman bile bu ulaşılmaz uçurumun ötesinden bana seslenirsin,’arkadaşım, yoldaşım, dostum’ ben de sana seslenirim, ‘dostum, yoldaşım, arkadaşım’ çünkü cehennemimi görmeni istemem. Alevler görüşünü yakacak, duman burnuna dolacaktı. Senin gelmeni istemeyecek kadar çok severim cehennemimi bırak, cehennemimle başbaşa kalayım. Sen gerçeği, güzeli, doğruluğu seversin; ben de sen hoşnut olasın diye bunları sevmenin yerinde ve iyi olduğunu söylerim ama içimden senin sevgine ve doğruluğuna gülerim. Gene de gülüşümü göresin istemem. Bırak kahkahalarımla başbaşa kalayım. Dostum, sen iyi, ihtiyatlı, akıllısın; hayır sen eksiksizsin ben de seninle ölçülü ve düşünerek konuşurum. Oysa ben deliyim. Ama gizliyorum deliliğimi. Bırak deliliğimle başbaşa kalayım. Dostum, sen benim dostum değilsin, ama ben bunu sana nasıl anlatacağım? Benim yolum senin yolun değil, gene de birlikte yürüdük omuz omuza.  Sonunu beğenmediğimiz anların başlarıyla avunmaya benzeseydi eğer kaderin cilvesi, biz çoktan katildik. Geçirdiğimiz zaman boyunca hakkım helal, yolun açık olsun.

Reklamlar

Dünya’nın Geçirdiği Önemli Dönümler!..

Standard

4,5 milyar yıldır gezegenimiz varlığını sürdürüyor ve gelecekte herhangi bir olay yaşanmadıkça bu durum devam edecek gibi. Bu içeriğimizde gezegenimizi şekillendiren evrim sıçramalarından asteroit çarpmalarına kadar Dünya tarihinin en önemli kilometre taşları bulunuyor.

Sahtekar Coincilerin Suları Isınmaya Başladı!..

Standard

coin

Merhaba yurdumun oturduğu yerden bedavadan para kazanacağını zannedip başkalarına oturdukları yerde para kazandıran saf milletim…

Türkiye de ki bu sahte coin yatırım firmalarının ve sahte reklam işi yaptığını söyleyen yatırım firmalarının iyice suyu ısınmaya başladı.

O kadar çok sıkıntı yaşayan ve parasını kurtarmaya çalışan kişi oluştu ki bu cadı kazanında… artık sözde yatırım uzmanları ve sözde bu işin Türkiyede ki liderleri facebook hesaplarını kapatmaya başladılar… Bazı utanmaz arlanmaz şahsiyetlerde hiçbir şey olmamış gibi başka bir networke geçip buradada kaybedebilirsiniz baştan söyleyeyim diyerek pişkin pişkin yine milleti dolandırmaya devam ediyor…

AKILLANMADINIZ MI ?
UTANMADINIZ MI ?
DAHA KAÇ KİŞİ KAÇ AİLE SİZİN BU KANA SUSAMIŞ PARA HIRSINIZ YÜZÜNDEN MAĞDUR OLACAK?
VATANDAŞLARIN CEPLERİNDEN KANLI VE KİRLİ ELLERİNİZİ ÇEKİN?

FATURALI VE İZİNLERİ OLAN ÜRÜN ÜRETEN VE ÜRETTİĞİ ÜRÜNÜ SATAN, EKONOMİ OLUŞTURAN FİRMALAR HARİCİNDE HİÇBİR FİRMAYA VE KİŞİYE PARALARINIZI KAPTIRMAYIN…

ÜLKEMİZİN BU DÖNEMİNDE YURTDIŞINDAKİ ÇAKALLARIN ÜLKEMİZE BİR OYUNUDUR YATIRIM REKLAM VE COİN NETWORKLERİ… BU FİRMALAR YASAL DEĞİLDİR!

ÜLKEMİZDE OFİS AÇTI DİYE
ÜLKEMİZDE SAÇMA SAPAN BİR İŞ KOLU GÖSTEREREK VERGİ LEVHASI ÇIKARTTI DİYE YAPTIKLARI İŞ YASAL OLACAK DİYE BİR KAİDE YOK!!!

BİRİ SİZE YATIRIM YAPACAZ PARANI VER DEDİĞİNDE BU KİŞİLERDEN UZAK DURUN!!!

Getmyads, Kairos, Coinspace, Onecoin, Evobinary, Questra Holdings, Bitclub Hepsi Yasadışı!

Aklamaya neden ihtiyaç duyulmaktadır?

Aklamanın genel amacı; yasal olmayan faaliyetlerden elde edilen gelirlerin yasal olarak elde edilmiş gibi mali sisteme sokulması, bir başka deyişle bu gelirlerin yasadışı faaliyetlerden elde edildiğinin gizlenmesidir. Bu şekilde; yapılacak muhtemel denetimlerde gerekli açıklamalar yapılabilecek veya bu denetimlerin yapılmasını gerektirmeyecek şekilde bu gelirler, şüpheden uzak bir niteliğe kavuşturulacaktır.
Suç gelirine kaynaklık eden en önemli suçun uyuşturucu ticareti, ve bu suçtan elde edilen gelirlerin çok büyük bir bölümünün nakit kullanımının düşük olduğu ve alınan önlemler nedeniyle büyük miktarlı nakit işlemlerin dikkat çektiği ülkelerde oluştuğu dikkate alındığında, bu gelirlerin nakit sisteme sokulması, aklayıcılar açısından daha büyük önem kazanmaktadır. Çünkü nakit halindeki gelir, günlük kullanımlar için harcanabilecek çok küçük bir kısmı hariç kullanılmaya uygun değildir. Dolayısıyla nakit halindeki bu gelirin kullanılabilir hale getirilmesi yani aklanması gerekir.

Kaç çeşit aklama yöntemi bulunmaktadır?

Belirli bir sayı vermek mümkün değildir. Pek çok kişinin aklına gelmeyecek yöntemler kullanılabilir. Bu açıdan sınırsız sayıda aklama yöntemi vardır demek yanlış olmaz. Aklama yöntemleri ülkeden ülkeye, finansal sistemlerde kullanılan araçların çeşitliliğine bağlı olarak değişir. Ayrıca günümüzde yasadışı gelir elde edenler artık kendi paralarını kendileri aklamamakta, bu işte profesyonelleşen aklayıcıları kullanmaktadırlar. Aklama işiyle uğraşanlar işlerini çok iyi bilen muhasebeciler, bankerler, hukukçular, mali danışmanlar vs. olabilir. Bunların sağlam bir mesleki geçmişi vardır, çoğu sabıkasızdır, öncül suçla hiçbir alakaları yoktur. Hizmetlerine karşılık olarak komisyon, prim adı altında gelir elde ederler.

Sınırsız sayıda yöntemle aklama yapmak mümkün olmakla birlikte en çok kullanılan ve mücadele eden birimler açısından öğretici olabilecek nitelikte olan yöntemleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Fonların fiziken ülke dışına kaçırılması,
Şirinler (smurfing) yöntemi,
Parçalama (structuring) yöntemi,
Vergi cennetleri (off-shore),
Paravan (Kağıt üstündeki) ya da hayali şirketler,
Oto-finans borç yöntemi (Loan-back),
Döviz Büroları,
Kumarhane ve Gazinolar,
Nakit para kullanılan işyerlerinin işletilmesi (Göstermelik şirketler),
Sahte fatura (hayali ihracat),
Alternatif havale sistemleri (hawala vs.),
İnternet bankacılığı ve elektronik para,

Bu listeyi daha da uzatmak mümkündür. Ancak en fazla kullanılan yöntemler olarak bu sıralananlar hakkında yapılacak açıklamalar konu hakkında bilgi sahibi olunması için yeterli olacaktır.

Aklamada kullanılan bu yöntemlerin açıklamaları yapılırken fazla detaya girilmeyecek ve kullanılan yöntemin belirleyici, diğer yöntemlerden farkını ortaya koyan noktaları vurgulanmaya çalışılacaktır. Elbette ki bu yöntemler açıklanacağı şekilde tek başlarına kullanılmayabilmektedir. Birden fazla yöntem aynı aklama faaliyeti içerisinde, aynı anda kullanılabileceği gibi (Örneğin şirinler (smurfing) yöntemi ile parçalama (structuring) yöntemi aynı anda kullanılmaya çok uygun yöntemlerdir), bir yöntemde belirtilen aşamalardan bazıları uygulanmayabilecektir.

Getmyads ve Mglobally denetim süreci hakkında basın duyurusu!..

Standard

getmyadsBakanlığımıza son dönemde ulaşan başvurularda “GetMyAds” ve “Mglobally” isimleriyle anılan ve internet reklamcılığı konusunda faaliyet gösterdikleri iddia edilen sistemlerin yasal olup olmadıklarına ilişkin bilgiler talep edilmiş olup, anılan sistemlerin piramit bir yapı olabileceklerine ilişkin ihbarlar kapsamında Bakanlığımızca gerekli denetimlerin yapılması istenmektedir.

Bu kapsamda adı geçen şirketlere ilişkin olarak açık kaynaklar çerçevesinde Bakanlığımızca yapılan ilk inceleme sonucunda;

Mglobally olarak bilinen sistemin “MGlobally Solutions Ltd.” unvanlı şirket tarafından yürütüldüğü, şirket merkezinin İngiltere’de bulunduğu, 9719764 şirket numarası ile 05/08/2015 tarihinde tek ortaklı olarak ve 1 pound sermaye (ödenmemiş) ile kurulduğu, 01/11/2016 tarihinde İngiltere Ticaret Sicil Teşkilatı “Company House” tarafından anılan şirkete 2 ay içinde sicilden silinerek feshedileceği ve tüm varlıklarının da Kraliçenin Hazinesine devredileceğine ilişkin ihtarın yapıldığı, GetMyAds olarak bilinen sistemin “GetMyAds Traffic Solutions Ltd.” unvanlı şirket tarafından yürütüldüğü ve şirket merkezinin Hong Kong’da bulunduğu hususları ile her iki sistemin de Türkiye’de temsilci, acente, şube gibi işlemlerinden sorumlu olacak bir muhataplarının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Bununla birlikte her iki sisteme ilişkin olarak başta sosyal medya ve internet ortamı olmak üzere değişik iletişim platformlarında kendilerini şirketin oluşturduğu sistemin Türkiye distribütörü ya da temsilcisi olarak tanıtan çok sayıda kişinin olduğu tespit edilmiştir.

Şikayet konusu uygulamalar ile söz konusu sistemleri ülkemizde başlatan, yayan ve ticari amaçlarla destekleyenlerin faaliyetleri Bakanlığımızca 6502 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde incelenmek üzere denetim programına alınmıştır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bitcoin Madenciliği Nedir ve Nasıl Yapılıyor?

Standard

CryptoArticles_BitcoinMiningCryptoArticles_BitcoinMining

“Bir Bitcoin nasıl çıkartılır? Bitcoin nasıl üretilir? Bitcoin madenciliği nedir? Bitcoin mining nedir? Ben de Bitcoin madenciliği yapabilir miyim?” Bu sorular, Bitcoin’in  geçtiğimiz yıllarda yaşadığı büyük çıkış ile daha sık sorulmaya başlandı. Özellikle ben,  bu konuda gerek haberlerde Bitcoin zenginlerini duyanlar gerekse internetten okudukları ile kafası karışan eş dost ve arkadaşlarım tarafından sıklıkla sorguya çekiliyorum.

Aslında herkesin söylemeye çalıştığı şey şu; “Bitcoin madenciliği yaparak ben de zengin olmak istiyorum, ama nereden başlayacağımı bilemiyorum…” 

Fakat işin aslı şu ki, gerçekten çok istisnai bir durumda değilseniz, muhtemelen siz de Bitcoin madenciliği / kazıcılığı (ki bence madencilik daha doğru bir kavram) yapmak için geç kaldınız. 

Bunun neden böyle olduğu konusuna değinmeden önce, kısaca Bitcoin madenciliği nedir, bunu bir ele almakta fayda var.

Bitcoin Madenciliği – Dijital saman yığınında dijital iğne aramak…

Aslında Bitcoin madenciliğinin nasıl yapıldığından çok; neden çok önemli olduğu kendi başına uzunca bir yazıyı hak ediyor. Çünkü Bitcoin’i bu kadar önemli bir teknoloji ve büyük bir buluş yapan şeyin kilit noktalarından bir tanesi Proof-of-Work olarak bilinen konsept. Bu yazıda ise bu konuya kabaca değinip işin teknik kısmına çok da kafa yormak istemeyen okurlarımızın akıl sağlığını koruyacağım, en azından şimdilik.

Konuya girmeden önce çok kısa olarak dikkat çekmek istediğim bir şey var: Bitcoin çıkartmak, yani madencilik yaparak bir miktar Bitcoin elde etmek, madenciliğin tek amacı değil. Bitcoin madencileri aynı zamanda Blockchain denen ve yine BTC’yi BTC yapan özelliklerden birisi olan ve merkezi olmama özelliğine sahip (decentralized) hesap defterini de tutmaya yarıyor, bunun neden böyle olduğu ve ne işe yaradığı da yine başka bir yazının konusu olsun. Şimdilik sadece madencilik kavramını “Bitcoin bulmak/çıkartmak/basmak” olarak düşünelim…

Bitcoin madenciliği, aslında çok özet olarak anlatmak gerekirse, bilgisayarınıza özelliği olan bir sayıyı aratıp buldurmanızdan ibaret ve bu sayıyı özellikli yapan şey ise, bulunmasının oldukça zor olması ve bulmanın gittikçe zorlaşması.

Zor bulunmasının ve zorlaşmasının sebebi ise şans eseri değil. Bunun sebebi Bitcoin protokolü tasarlanırken, Satoshi Nakamoto tarafından ayarlanmış bir güvenlik önlemi olması. Bu güvenlik önlemi, (yani bulunmasının zor olması) herkes kafasına göre “Bitcoin basma” işlemini gerçekleştiremesin (ve/veya Blockchain’i manipüle edemesin…) diye var.

Aslında madencilik denilen şeyi, bilgisayarınıza oynattığınız bir şans oyunu ya da yukarıda yazdığım gibi, rakamlardan oluşan bir saman yığınında, yine rakamlardan oluşan bir iğne aratmak gibi düşünün.

Burada her bir yaptığınız arama hamlesini de, işlemci gücünüzle doğru orantılı olduğunu varsayın. Bu durumda bu işe ne kadar çok işlemci gücü yatırırsanız, saman yığınında bir iğne bulma olasılığınız o kadar artacaktır.

Bu arada, söz konusu dijital saman yığınının devasa, iğnenin de küçücük olduğunu hayal etmeniz olayı kavramanıza yardımcı olacaktır. Ve “samanlığın bir köşesinden aramaya başlamak” ve buna benzer şekillerde optimizasyon yöntemleri kullanarak işleminizi kısaltmak/şansınızı artırmak mümkün değil. Bu biraz kötü bir örnek olacak ama, iğnenin sürekli ve rastgele olarak yer değiştirdiğini düşünün.

Mining için kullanılan bir başka benzetme ise bilgisayarınıza kura çektirmek. Teknik olarak daha doğru olsa da, akla “şanslı olanın kazanacağı” bir sistem getirdiği için ben bunu tercih etmedim. Çok fazla şansa dayalı olmamasının sebebi ise, kura çekilen havuzun çok büyük olması ki, sadece ve sadece kura çekimi işine yüklü miktarda emek (işlemci gücü) yatıranların bu sözde “çekilişi” sürekli kazanacağı gerçeği.

Şu anki durumda (BTC protokolünün günümüz için belirlediği zorluk ve ödül seviyesinde), bu iğneyi bulan (yani “çekilişi kazanan”) madenci 25 BTC ödül kazanıyor. Bu rakam Bitcoin’in ilk zamanlarında 50BTC idi ve git gide azalacak [bir sonraki ödül adımının 2017 yılında başlaması bekleniyor ve o zaman ödül 12,5BTC’ye düşmüş olacak].
Buraya kadar sıkılmadan geldiyseniz, en azından Bitcoin madenciliği/kazıcılığı hakkında bir miktar fikriniz oldu demektir. Ama özet geçmek gerekirse; madencilik zor ve çok miktarda işlemci gücü gerektiriyor, zorluğu giderek artıyor, bu olurken de ödül miktarı azalıyor.

Bitcoin Madenciliğinin Kısa Tarihçesi

Bitcoin madenciliğinin ilk günden başlayarak sürekli zorlaştığını belirtmiştik. Bunun sebebi dünyanın dört bir tarafındaki sayıları git gide artan kişilerin, bu işe git gide daha fazla işlemci gücü yatırmaya başlaması. Sistem bu doğrultuda, piyasaya kısa sürede çok sayıda Bitcoin sürülmesini yavaşlatmak ve 10 dakikada 1 block hızını koruyabilmek için, kendi içinde otomatik olarak zorluk seviyesini ayarlıyor.

CPU Mining nedir? İşlemci (Aslında merkezi işlem birimi) madenciliği hakkında:

Bitcoin’in ilk günlerinde, herhangi bir bilgisayar ile madencilik yapmak mümkündü (hala mümkün elbette, ama maddi olarak hiç kazançlı değil çünkü oluşturduğu maliyeti, gelirinden çok daha fazla). Hatta resmi Bitcoin clienti diyebileceğimiz Bitcoin-QT kendinden mininge açık bir şekilde kullanıcıya sunuluyordu.

CPU mining dediğimiz şey, kullanılan bilgisayarın CPU, yani bilgisayarın merkezi işlem biriminin gücünden faydalanarak yukarıda bahsettiğimiz matematiksel işlemleri bilgisayara yaptırmak ve sonuç olarak Bitcoin elde etmekti.

Fakat kısa süre sonra hem Bitcoin hakkında daha fazla kişi bilgi sahibi oldu ve mining akımına kapıldı, bu da networkün toplam işlem hızını artırarak zorluk seviyesini yukarılara taşıdı. Fakat CPU madenciliği devrinin sonunun gelmesi sadece bununla olmadı. Buna sebep olan başka bir faktör daha var…

GPU Mining nedir? Ekran kartı madenciliği hakkında:

Ekran kartları, Bitcoin (ve bazı diğer coin’lerin) madenciliğinin yapılabilmesi için gerekli olan matematiksel problemleri çözmekte, işlemcilerden (CPU) daha verimlidirler. Bunun sebebi de GPU’ların (Graphics Processing Unit), yani ekran kartlarının barındırdığı işlemcilerin, floating point hesaplamalarında daha verimli olmaları ve Bitcoin çıkartmak için gerekli olan işlemlerin, yoğun olarak bu hesaplamaları kullanmaları.

Bunu, yani neden GPU ‘ların CPU’lara göre madencilik işleminde daha efektif olduklarını konuya hakim olmayanların da anlayacağı bir benzetmeyle tarif etmek gerekirse; “GPU’lar kuvvetli ve hızlı maden işçileriyse, CPU’lar daha kalifiye, beyaz yakalı işçiler. CPU’lar belki daha eğitimli ve bilgili, fakat madencilik için GPU’lar çok daha efektif.” şeklinde özetleyebiliriz.

Her neyse, özetle; GPU’ların yani ekran kartlarının bu tür işlemlerde çok daha hızlı ve verimli çalıştıkları bilgisinin geniş kitlelere yayılmasından sonra, ki bu aşağı yukarı CPU madenciliğinin (Bitcoin difficulty’nin artmış olmasından ötürü) verimliliğinin azaldığı günlere denk geliyor, insanlar devasa GPU mining rig’leri (madencilik için toplanan özel bilgisayarlar) kurmaya başladılar. Pek çok ekran kartının bir bilgisayara bağlı olarak ve/veya pek çok bilgisayarın GPU gücünün bir havuz oluşturulup toplanmasıyla oluşturulan bu rigler ile, GPU minerlar altın günlerini yaşadılar. Bu süreç aşağı yukarı 2010 sonundan – 2013 başına kadar çok karlı bir şekilde sürdü diyebiliriz. En azından geniş kitleler için…

Günümüzde ise Bitcoin madenciliği artık sadece ASIC’ler  karlılık elde edilebilecek zorluk seviyesine ulaştı…

(FPGA mining konusuna şu an burda hiç değinmeden geçiyorum, çünkü geniş kitlelere pek ulaşmadığını ve ASIC’ler tarafından pabucunun dama atıldığını söyleyebiliriz, ama yine de ilerleyen günlerde yazının bu kısmına kısa bir güncelleme ekleyebilirim…)

ASIC Mining – Uygulamaya özgü tümleşik devre madenciliği hakkında:

ASIC miner nedir sorusu kafanızı kurcalıyorsa, yukarıdaki maden işçisi örneğinden yola çıkarak, bir ASIC miner cihazı için şunu söyleyebiliriz; doğduğu günden itibaren sadece madencilik için, hatta sadece özel bir maddenin (coin’in) madenciliği yetiştirilmiş, bu yönde uzmanlaşmış bir işçi düşünün.

ASIC’ler (application-specific integrated circuit) yani Türkçesiyle uygulamaya özgü tümleşik devreler, sadece yerine getirmeleri beklenen görevler için özel olarak üretilmiş işlemciler (ve ek olarak güç kaynağı, casing vb. minimal donanımdan oluşan cihazlar) olarak düşünülebilir ve söz konusu işlemi gerçekleştirmekte diğer tüm işlemci türlerinden hem daha hızlı hem de daha verimli çalışmaktadırlar (özellikle de ısı ve enerji tüketimi açısından).

Bitcoin mining için özel olarak üretilmiş ASIC cihazlar, 2013 yılı başından(yoğun olarak nisan-mayıs’tan) itibaren kullanıcıları ile buluşmaya başladı ve Bitcoin madenciliği, geri döndürülemez olarak değişti. GPU mining, CPU mining’e göre ne kadar hızlı ve avantajlıysa, aynı şeyi ASIC – GPU arasındaki fark için de söyleyebiliriz. Bu yüzden GPU ve CPU minerlar artık işe yaramaz hale geldiler ve devir ASIC cihazlarının devri oldu. (Gerçi CPU ve/veya GPU mining yaptığınız cihazları altcoin’leri mine etmek için hala kullanabilirsiniz, kimisinde daha karlı, kimisinde daha az karlı olarak…).

ASIC cihazların dezavantajı, ise spesifik coin’lerin madenciliği dışında bir iş için kullanılamamaları. Bu sebepten ötürü, bir ASIC miner, bir coin için karlı olma seviyesini geride bırakıyorsa, o cihazı çalıştırmak kazanç değil sadece elektrik masrafını yani zarar olarak geri dönüyor. Fakat bu da, karlılık ve bitcoin madenciliği konusunu ele alacağım başka bir yazının konusu.

madencilik

Fotoğraf kaynakları: Cnn.com

Peki gelecekte ne olacak?

Şimdilik öyle görünüyor ki, ASIC üreticilerinin hız savaşı, bir süre daha devam edecek. Üreticiler her 3-5 ayda bir yeni ürünlerini duyuruyorlar ve ön siparişleri alıp aylar sonrasında ürünleri müşterilere ulaştırıyorlar. Bir alternatif de, mining şirketlerinin mining hisselerini kiralamak.

Bunun dışında, şu an kısaca değinmek gerekirse, kişisel olarak sizin herhangi bir mining cihazı alıp BTC madenciliği olayına girmeniz, %99 ihtimalle, finansal olarak zarara girmenizle sonuçlanacaktır. Fakat bu demek olmuyor ki tüm coin’ler için aynı şey geçerli. Madencilik için diğer coin’leri tercih edebilirsiniz.

Sonuç: Nispeten uzun bir yazı oldu, fakat Bitcoin madenciliği konusunun yüzeyini kazımayı başardık. Yüzey diyorum çünkü tahmin edeceğiniz üzere konu, çok ama çok daha derinlikli bir konu. Bu işe derinlik katan bir başka faktör ise, pek çok farklı coin için pek çok farklı madencilik dinamiği olması. Her ne kadar süreç birbirine benzese de, hem coin’lerin gelişimleri hem de karlılık vb. konularda büyük farklar var.

Bitcoin’e Yatırım Zamanı mı?

Standard

bitcoin3-2

Yatırım yapmak isteyip hangi kulvara yönelsem daha karlı olurum düşüncesi her geçen gün yeni yatırımcılar tarafından oldukça fazla düşünülüyor.

Bizim asıl ve yönelmek istediğimiz konumuz ise Bitcoin’e bu seviyelerde yatırım yapmak doğru bir hamle mi ya da kar sağlama imkanı var mıdır varsa nasıl? Mart ayının ortası itibari ile bir Bitcoin 4700 lira karşılığına gelmektedir. Basitçe açıklamak gerekirse yatırımcıların Bitcoin’e kısa vadeli bir yatırım aracı olarak bakması oldukça riskli bir durumdur. Seviye durumu ne olursa olsun kısa süre için Bitcoin’e yatırım yapmak sizi kar sağlama ihtimalinden çok zarara sokma durumu ile karşı karşıya getirebilir. Kısa vade süresine açıklık getirmek gerekirse Uluslararası Kabul İlkesi baz alındığında kısa vade süresi 1 yıldan az olan bütün süreler için kullanılan bir tanımdır.

Bitcoin’e yatırım yapmayı ve kar elde etmeyi düşünen, isteyen yatırımcıların öncelik olarak uzun vadeli bir yatırım aracı olduğunu bilmeleri gerekmektedir. Uzun vade tanımı ise 10 yıl ve daha fazla süre aralığında olan zaman zarfıdır. Eğer gerçekten Bitcoin’e uzun vadeli yatırım aracı olarak bakıyorsanız anlık değişmelerden ve köşe yazarlarının günlük yorumlarından etkilenmemeniz gerekmektedir. Bunu söylememiz de ki en büyük neden ise gün içerisinde bile Bitcoin’in yüksek dalgalanmalarına tanık oluyoruz ve bu dalgalanmalar hemen sizleri telaşa kaptırmamalı çünkü biliyorsunuz ki uzun vadeli yatırım aracı olarak yatırım yaptınız bu nedenle günlük takipler yerine 6 aylık takiplerle az da olsa kar-zarar durumuna bakabilirsiniz.

10112015_hisse

Yatırım yapmadan önce ileride bu yatırımdan kar mı ederim zarar mı ederim sorusunu kendimizce açıklayalım. Türkiye’de şu an hizmette olan 3 Bitcoin borsası vardır ve yatırımcılar bu borsalardan kendi portföylerini takip ederler. Sizden şimdi basit bir işlem yapmanızı istiyoruz ve sonunda kar mı zarar mı sağlayacağınızı tahminen göreceksiniz.

2016 yılı itibari ile her hafta bir gün Bitcoin’den alım yapıyorsunuz örnek vermek gerekirse ilk alımınızı 2 Ocak’ta yaptınız ve sonrasında 9,16,23,28 diye alımlara devam ettiniz. Bu alım şekli sene içinde aynen devam etti tabi ki alım miktarı lira olarak size bağlı ister 50 lira ister 100 lira sadece örneği kendinize uygulayın. En sonunda kar-zarar tablosunu görmek için farz edelim ki bugün bütün aldığınız Bitcoin’leri bozdurdunuz ve dönüp ilk aldığınız zamanlarla kıyasladığınızda bu yatırımdan zarar mı yoksa kar mı elde ettiniz göreceksiniz. Bu örnek ile ben hangi yatırımcıyı dinlemeliyim sorusuna da direk olarak cevap vermiş oluyorsunuz.

coin

Sonuç olarak özetlemek gerekirse Bitcoin uzun vadeli yatırımlarda sizlere daha çok kar sağlar ve  yatırım yapmak için hiçbir gün geç değildir verdiğimiz örnekten de yararlanarak bu sonuca gayet açık bir şekilde ulaşabilirsiniz.

Ethereum Atağa Kalktı!

Standard

wallpaper-homestead-768x480

Birimsel fiyatı olarak 47 doları aşan ve giderekte artacak sinyallerini veren Ethereum haftalık artış kurunda %15 değerlendi ve olumlu tepkiler aldı. Blockchain verilerine göre piyasalarda dolaşan ether kullanıcı ara yüzü 90 milyon etheri buldu ve toplamda sanal paraların toplam miktarı 4.300 milyar doların üzerinde. Bu da demek oluyor ki son 1 ayda bu oranda artış gösteren Blockchain birimleri yatırım konusunda üst sıralara göz atıyor.

Mart ayı içerisinde önemli bir artış yapan Ethereum 17.60 dolar değerlerinden ani bir yükseliş yaparak ilk basamak olarak 30 dolar seviyelerine yükseldi. Geçen hafta verileri değerlendirildiğinde ise 40 dolar seviyesini aştığını görmek mümkün. Yükselen artış grafiği sayesinde Ethereum yatırımcıları uzun vadede kar sağlama anlamında kazançlı olacak gibi durmakta.

diamonds-forever-blockchain

Tabi ki bu ani yükselişin yorumlanma biçimleri de farklılık göstermekte ve uzmandan uzmana değişmektedir. Piyasa analistleri ve Kriptopara uzmanları kendilerince 2 önemli olayı bu yükseliş bandına sebep olarak göstermekteler. Bu sebepleri inceleyecek olursak birincisi; Amerikan Sermaye Piyasası’nın Bitcoin hakkında ETF başvurusunu kabul etmemesi, ikinci sebep ise Kriptopara ailesinde git gide sorunlaşan ölçeklenme problemidir.

Bahsedilen sebepler fiyatların değişimi konusunda büyük etkiye sahip yorumları yapılsa da önemli oranda fiyat artışları diğer altcoinler cephesinde meydana geldi. 2016 senesi sonunda yükselen grafiği yakalayan Dash yeni seneyle itibaren kendisini ikiye katlayarak 48 dolar civarlarından 100 dolar değerlerine yükseldi. Bir diğer yükselen grafiğe sahip olan Monero ise Mart ortasında 12 dolar değerinde işlem görüyorken şu sıralar 20 dolar ve üzerinde işlem yapmakta. Yüzde bazında ele alıp değerlendirirsek altcoinler olumlu yönde ilerleme sağlıyor yorumunu yapabiliriz.

alt-coin

Son olarak Ethereum’un rakibi diyeceğimiz Bitcoin değerleri hakkında şimdi ki durumunu baz alarak piyasa değerleri üzerinden kıyas yapalım ve CoinMarket analizleri ile açıklayalım. Kriptoparalar olarak uzun zamandır en üst seviyede işlem gören Bitcoin hala liderliği diğer sanal para birimlerine kaptırmadı fakat CoinMarket incelemelerine göre yüzde 74 değerinde pazar kaybına uğradı. Altcoinlerin yükselişi ile Bitcoin egemenliği azalıyor yorumu yapılabilirse de bu popülerliğin ve liderliğin el değiştirmesi sadece zaman ile saptanabilinecek bir konu. Uzun vadede Ethereum ne kadar gelişme sağlayacak piyasaları takip edip göreceğiz.

Heavens Gates Opening